İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, müvekkil çalışanına yönelik darp iddiasıyla haksız feshedilen ekskavatör ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Davacı, satın almak üzere anlaştığı ekskavatörün sözleşmesinin, davalı satıcı tarafından çalışanına yönelik haksız fiil iddiası gerekçe gösterilerek tek taraflı feshedilmesi ve kaporanın iadesine rağmen, zararlarının karşılanması ile iade edilen kaporanın faizinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle tazminat davası açmış; davalı ise davacının yetkilisi tarafından kendi çalışanının darp edilmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve kaporayı iade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/513 Esas
KARAR NO:2026/49
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/08/2023
KARAR TARİHİ:04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 16/12/2022 tarihinde ticari faaliyetlerinde kullanmak Üzere 1 adet 2023 Model ... ekskavatör satın almak için Sipariş Formu ve yine aynı tarihli İş Makinası Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi akdedilmiştir. Fakat davalı şirket tarafından, yukarıda anılan Sipariş Formu ve İş Makinası Satış Sonrası Hizmetler sözleşmesi; haksız nedenlerle .... Noterliği, 27/03/2023 Tarihli ... Yevmiye No.'lu İhtarnamesi ile feshedildiğini, Davalı şirket, müvekkile Mart ayında teslim etmesi gereken iş makinesini; Haziran ayında teslim edeceğini ilettiğini, sürekli oyalayarak sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeyip temerrüde düştüğünü ve ardından sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak feshettiğini, anılan sözleşmede her ne kadar teslim tarihi yazılmamışsa da sipariş verilen iş makinelerinde teslim süresinin teamüle göre 3 ay olduğunu, feshetme gerekçesinin ise şirket yetkilisinin "çalışanını darp ettiği" iddiası olduğunu, müvekkilinin işyeri ile hiçbir hukuki bağı olmayan bir kişi tarafından; davalı şirket çalışanını darp edildiği iddası ile anılan sözleşmenin feshedilemeyeceğini, yalnızca soyut iddiadan ibaret olan olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... Soruşturma, 2023/... karar sayılı dosyasında hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, her iki tarafın da tacir olup yapılan sözleşmenin tarafları bağladığını belirterek, öncelikle davanın kabulü ile ivedilikle teminatsız olarak yada mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz mallara İhtiyat-i Tedbir Şerhi'nin konulmasına, Satın alınacak olan iş makinesi için 16/12/2022 tarihinde ödenen 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL güvence bedelinin yazılı tarihler arasındaki ticari faiz zararına ilişkin şimdilik 3.209,59-TL'nin davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesine, (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride artırıp azaltmak kaydıyla şimdilik) Ticari amaçlarla alınmak istenen davaya konu iş makinesi ile ilgili şimdilik 60.000,00-TL olmak üzere; müvekkilin uğradığı tüm zararların bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve bu zarara ilişkin ödenmesi gereken miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında Bölge Bayii olan ... San. Ve Tic. A.Ş ... Şubesi aracılığıyla 16.12.2022 tarihi itibariyle verilmiş olan 1 adet 2023 model ... Ekskavatör siparişi için sipariş formu ve yine aynı tarihli İş Makinası Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi akdedilmiş ve araç bedeli olan 110.000-Euro + KDV için ... IBAN numaralı banka hesabına 100.000 Türk Lirası tutarında Kapora yatırıldığını, sipariş formuyla akdedilen sözleşmelerle davacı tarafından sipariş edilen iş makinesinin tedarik edilebilmesi ve son kullanıcıya sağlanması hususunda Türkiye'deki yegane ve tek yetkili distribütörün müvekkili şirket olduğunu ve davacının bulunduğu bölgede de bu faaliyetleri yetkili bayii dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş ... Şubesinin üstlendiğini, müvekkili şirketin Bölge Alt Bayisi olan ... ... A.Ş ... Şubesi'nin çalışanı ve satış temsilcisi pozisyonunda görevli ... 15.03.2023 tarihinde saat 14.00 sıralarında ... ... Mahallesi Çeşme ... yolu üzerinde bulunan Davacının işyerinde, siparişe konu iş makinasının teslimatı ile ilgili ziyarette bulunduğunu, ziyaret sırasında davacının yetkilisi ... ile makina teslimi hususlarında sözlü tartışma yaşamış olup akabinde ..., ... tarafından darp edilmiş olup buna ilişkin şikayet başvuruları ve darba ilişkin sağlık raporu alındığını, müvekkili şirket nezdinde bu durumun kabul edilemez olduğundan, ifa yardımcısı konumunda bulunan ... San. Ve Tic. A.Ş ... Şubesi çalışanına iddiaya göre haksız fiilde bulunulması neticesinde, müvekkilinin, şirket davacı ile çalışmama yönünde karar aldığından, sipariş formunu ve bu forma konu sipariş edilen iş makinasını teslim etmekten vazgeçtiğini ve yukarıda tutarları belirtilen 100.000-TL kaporayı da Davacının hesabına aynen iade ettiklerini, Dolayısıyla, aslında her ne kadar haksız fiil eylemi Davacı ... ile ve Davalı Müvekkili Şirket harici gerçekleşmişse de, haksız fiili uygulayanın, Davacı ...'in resmi olmasa da (kendisi kardeşidir) gizli ortağı olduğu (bir nevi organik bağ), aksi düşüncenin haksız fiili oluşturan eylem konusunun yani makina satışından kaynaklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, her ne kadar satıcı davalı müvekkili şirket olsa da aynı hukuki mantıkla davacının bölge bayisi konumundaki, hukuken ifa yardımcı olan ... San. Ve Tic. A.Ş ... Şubesi'nin bu makina satışında rol üstlendiği, sonuç olarak haksız fiil sebebiyle makina tesliminin yapılmadığının Aşikar olduğunu, işbu husustaki cezai yargılama sürecinin devam ettiğini, Türk Borçlar Kanunu bakımından Adam Çalıştıranın Sorumluluğu da söz konusu olduğunu, esasında davalı müvekkili şirketin ifa yardımcısına karşı işlenen haksız fiil nedeniyle davacıdan tazminat talep etme hakkı mevcut ve saklı iken bunu tercih etmek yerine kaporayı aynen davacıya iade etmesi ve sözleşmeyi feshetmek sureti ile makinin satışını iptal etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, taraflar arasında akdedilen 16/12/2022 tarihli sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinden bahisle davacı tarafından davalıdan satın alınmak istenen iş makinesi için ödenen ve iade edilen güvence bedelinin ödeme ve iade tarihleri arasındaki ticari faiz zararının ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
27.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında iki adet sözleşme akdedildiği, bunlardan ilkinin bir adet 2023 model
ec140 ekskavatörün satın alınmasına ilişkin satış sözleşmesi, diğerinin ise İş Makinası Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi olmak üzere bir hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, Satış sözleşmesinin ani edimli borç doğuran sözleşme niteliğinde iken; hizmet
sözleşmelerinin sürekli edimli borç doğuran sözleşme ilişkisi kapsamında olduğu, bu noktada satımın gerçekleşmesinin ardından sürekli olarak hizmet verilecek olması sebebiyle yaşanan darp olayının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sürdürülmesini çekilmez hale getirebileceğinden davalının “İş Makinası Satış Sonrası Hizmetler Sözleşmesi” yönünden gerçekleştirdiği feshin haklı sebebe dayandığının ifade edilebileceği, buna karşın satış sözleşmesi, ani edimli borç ilişkisi niteliğini haiz olduğundan tarafların edimlerini ifa etmesi ile sonuçlarını doğuracak nitelik arz edeceğinden davalının yaşanan darp olayı sebebiyle satış işleminden vazgeçmesinin satış sözleşmesi yönünden feshin haklı sebebe dayandığı sonucunu kanaatimizce beraberinde getirmediği, zira satışın gerçekleşmesi ve bedelin ödenmesi ile birlikte tarafların edim yükümlülükleri sona ereceğinden taraflar açısından sürdürülmesi çekilmez kılınacak bir durumun da söz konusu olmayacağının düşünüldüğü, davacının sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmeye konu iş makinesinin satış bedelinin 110.000,00-EURO olduğu; fakat anılan iş makinesinin fiyatının artarak 130.000,00-EURO'ya satıldığı, bu nedenle aradaki farkın tahsilini talep ettiğinin
müşahede edildiği, ancak davacı tarafından henüz uğranılmış bir zararın bulunmadığı, zira zarar bir kişinin mal varlığında veya kişi varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeler olarak tanımlandığı, dolayısıyla davacının anılan iş makinesinin fiyatının
artarak 130.000,00-EURO'ya satıldığı gerekçesiyle aradaki farkın (dava tarihi itibariyle uğranılmamış olmasına rağmen) talep edilebilmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü; Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının anılan zararı talep etmesinin mümkün olabileceği, bu kabulde zararın 20.000,00 Euro (591.908,00 TL dava tarihi) olduğu, Davacı ödeme tarihi ile iade tarihi arasındaki 3.209,59 TL ticari faizi talep ederken, aynı zamanda da ödenen 100.000 TL’ye iade tarihi ile denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplama yapılmasını talep ettiği, fakat davacının bu talebinin faiz talebi ile tekerrür oluşturduğunun düşünüldüğü; ancak Mahkemece davacının 16/12/2022 tarihinde ödenen, 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL’nin faizine ek olarak aynı zamanda denkleştirici adalet ilkesi gereğince de talepte bulunabileceği kanaatinde olunması durumunda ödediği bedelin ödeme tarihi ile ulaşabileceği değerin faiz ile birlikte 16.846,80-TL, Sadece faiz yönünden ise 3.180,14 TL olduğu, Davacının mevcut iş makinesini satması ile dava konusu iş makinesi alacağı yönünde illiyet bağının heyetimizce kurulamadığı, zira davacının mevcut iş makinesini davalıdan satın alacağı makineye istinaden satıp satmadığı hususunda açık bir sonuca ulaşılamadığı, bu yönü ile davacının anılan zarar talebi yönünden takdirin Mahkemeye ait olduğu: Mahkemece davacının mevcut iş makinesini davalıdan satın alacağı makineye istinaden sattığı kanaatinde olunması durumunda davacının anılan zarar yönünden talepte bulunabilmesinin mümkün olacağını, buna karşın Mahkemece davacının mevcut iş makinesini davalıdan satın alacağı makineye istinaden satmadığı kanaatinde olunması durumunda ise illiyet bağı sağlanamadığı durumunda davacının anılan zarar yönünden talepte bulunabilmesinin mümkün olmayacağının, ifade edilebileceği, Mahkemece davacının mevcut iş makinesini davalıdan satın alacağı makineye istinaden sattığı ve zarar talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde bu zarar miktarının sözleşmenin fesih tarihi itibariyle 14.250,87 TL ( 458,50 USD) zarar olabileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişi heyeti 04/01/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman şirketleri kanunu çerçevesinde 28.05.2024 tarih ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusu 1 adet 2023 model ... Plaka, ... Marka ... Tipi, Paletli Ekskavatör (Tüm Ekipmanları İle Birlikte) davacıya Kiralandığı, finansal kiralama sözleşmesine ek olan kira ödeme planına göre; 1. taksit peşinat ödemesi 20.05.2024 tarihinde 2.020.000 TL peşinat ve 2. Ve devamı 25. Taksit her biri 156.059,70 TL KDV dahil, 26. Kira tüm koşullar yerine getirilmiş olması kaydı ile mülkiyeti satın alma bedeli 21.05.2026 tarihinde KDV dahil 3.030,00 TL bedel ile devredilecek olup toplam kiralama tutarı 5.768.462,80 TL olarak kesinleştiğini, kiralanan mal dava dışı finansal kiralama şirketine baz maliyeti 4.188.271,15 TL olduğu Belirtildiği, ayrıca dava dışı satıcı firma olan ... Mak. San. Tic.A.Ş. tarafından, yine dava dışı ... A.Ş. ne 116.150,00 Euro KDV dahil bedel ile faturalandığı tespit edildiği, davacının, dava dışı finansal kiralama şirketinden kiraladığı 2023 model makinenin teslim tesellüm belgesinde daha önce kullanılmamış olduğu belirtilmiş olup, finansal kiralama şirketine maliyeti 116.150,00 Euro olduğu, davacı taraf dava dilekçesinde“… davalı şirket hem sözleşmeye aykırı davranarak edimlerini yerine getirmemiş hem de müvekkilin zarara uğramasına ve birçok sözleşme yapma fırsatını kaçırmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin anılan ihtarname ile haksız nedenlerle feshettiği sözleşme sebebiyle maddi kayıplara uğradığı, müvekkilinin anılan sözleşmeyi ve sipariş formunu imzaladığı tarihte sözleşmeye konu iş makinesinin satış bedelinin 110.000EURO olduğu, fakat anılan iş makinesinin fiyatı artmıştır ve şu an için yaklaşık 130.000EURO'ya satıldığı, …” ifadesi ile Satın alınacak olan iş makinesi için 16/12/2022 tarihinde ödenen, 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL güvence bedelinin yazılı tarihler arasındaki ticari faiz zararına ilişkin şimdilik 3.209,59-TL'nin davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesine, Ticari amaçlarla alınmak istenen davaya konu iş makinesi ile ilgili şimdilik 60.000,00-TL olmak üzere; müvekkilinin uğradığı tüm zararların bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve bu zarara ilişkin ödenmesi gereken miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesini…” talep ettiği, davacının 16/12/2022 tarihinde ödenen, 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL
güvence bedelinin ticari faiz zararı kök raporumuzda 3.180,14 TL olarak hesap edildiği, Davacının ayrıca 16/12/2022 tarihinde ödenen, 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL’nin faizine ek olarak aynı zamanda denkleştirici adalet ilkesi gereğince de talepte bulunabileceği kanaatinde olması durumunda ödediği bedelin ödeme tarihi ile ulaşabileceği değerin faiz ile birlikte 16.846,80-TL olabileceği kök raporda ayrıntılı olarak mahkemeye ve tarafların bilgisine sunulduğu, ek rapor ile yapılan incelemede ise sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmeye konu iş makinasının satış bedelinin 110.000 Euro olarak anlaşılmış olduğu, Davacının, dava dışı finansal kiralama şirketinden söz konusu aracı 26 ay vade ile tüm koşullar yerine getirilmesi kaydı 5.768.462,80 TL bedel ile 21.05.2026 tarihinde olacak şekilde satın almış olduğu, da Davacının 16.10.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu verilerden 2023 model kullanılmamış makinanın dava dışı satıcı firma olan ... Mak. San. Tic.A.Ş. tarafından, yine dava dışı ... A.Ş. ne 116.150,00 Euro KDV dahil bedel ile faturalandığı tespit edildiğinden, aracın maliyet bedelinin 116.150,00 Euro olduğunun tespit edildiği, 116.150-110.000 = 6.150 Euro ( dava tarihi 04.08.2023 tarihinde 1 Euro= 29,5511 = 181.739,26 TL) davacının zararının olabileceği mütalaa edildiği blidirilmiştir.mektedir. Takdir mahkemeye ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz.
Davacı vekili 24/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Haklı davanın kabülüne, ıslah talebimizin kabulü ile dava dilekçesindeki taleplerinin tamamının 135.376,47-TL arttırılarak 198.586,06-TL'ye aşağıda yazılı olduğu gibi yükseltilmesine, satın alınacak olan dava konusu iş makinesi için 16/12/2022 tarihinde ödenen, 28/03/2023 tarihinde iade edilen 100.000,00-TL güvence bedelinin iadesinde; denkleştirici adalet ilkesi gereği yazılı tarihler arasındaki ticari zararı olan 16.846,80-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesine,
Ticari satış sözleşmesinin haksız olarak feshedilmiş olması sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu 181.739,26 TL tutarında zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 16/12/2022 tarihinde makine satışı ve satış sonrası hizmet sözleşmesi imzalanmış olup, davacı taraf iddiasında, sözlemenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini belirterek fesih nedeniyle uğradığı zararların tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, makine telimine dair görüşmede yaşanan darp olayı nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde; güvence bedelinin ödeme ve iade tarihleri arasındaki ticari faiz zararı için 3.209,59-TL ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararları için 60.000,00-TL olmak üzere toplam 63.209,59-TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesindeki toplam taleplerinin tamamını 135.376,47-TL artırdığını belirterek dava değerini 198.586,06-TL'ye yükselttiğini, güvence bedelinin ödeme ve iade tarihleri arasındaki ticari faiz zararı için 16.846,80-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararları için 181.739,26-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, netice olarak dava değeri toplam; 198.586,06-TL olduğu anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesi ekinde iddianamesi sunulan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma ... esas numaralı dosyada müşteki şüpheli olan ... TC nolu ...'in SGK kayıtlarının celbi için müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup, müzekkere cevabı incelendiğinde; 18/03/2019-30/06/2021 tarihleri arasında ... (Sıra Mah. ... Sk. No:7 İç Kapı No:1 .../ ... - VKN: ... ... VD) çalışanı olduğu, olay tarihi olan 15/03/2023 tarihi itibariyle ... Hafriyat-... (Sıra Mah. ... Sk. No:7 İç Kapı No:1 .../ ... - VKN: ... ... VD) çalışanı olmadığı belirlenmiştir. Yine cevap dilekçesi eki ve dava dilekçesi ekinde soruşturma ve ceza dosyası ile ilgili evraklar bulunmakta olup, Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma dosyası istenmişse de gelen evraklar incelendiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma dosyasında verilen tefrik kararı üzerine 2023/... soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği ancak 2023/... soruşturma dosyasının istenmediği ve cevap dilekçesi ekindeki belgelerden 2023/... soruşturma dosyasında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı ve dosyanın .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sırasına kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu nedenle 05/02/2025 tarihli celse hem verilen takipsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediği hususunda 2023/... soruşturma dosyasına müzekkere yazılmış hem de 2023/... soruşturma neticesinde açılan ceza dosyasının celbi için ... Asliye Ceza Mahkemesine ... esas sayılı dosya için müzekkere yazılmış, gelen yazı cevaplarına göre; ... ve ...'in müşteki şüpheli sıfatıyla yürütülen soruşturmada düzenlenen iddianamede yer alan ifadelerinden ... tarafından davacının işletmesi olan ...için çalıştığını ikrar etmesi, aralarında makine teslimine dair tartışma neticesinde darp olayının gerçekleştiği ve bu olaya ilişkin basit yaralama suçundan iddianame düzenlendiği görülmüş, ... Asliye Ceza Mahkemesine ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, katılan-sanık ... ve katılan-sanık ... hakkında kasten yaralama suçunu işledikleri kanaatine varıldığından bahisle ...'ın adli para cezası ile, ...'in ise hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasında bulunun ...'e ilişkin nüfus kaydında davacı ... ile kardeş oldukları belirlenmiştir. Söz konusu tespitler ışığında davacı ile dava dışı ... arasında SGK kayıtlarına göre olay tarihinden öncesinde iş ilişkisi olduğu, darp olayının gerçekleştiği tarihte SGK kayıtlarına göre çalışanı olmamakla birlikte davacı ile kardeş olmaları sebebiyle akrabalık bağının bulunduğu, soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki ifadelerden makinenin teslim tarihi hususunda anlaşmazlık yaşandığının anlaşıldığı, bu durumda taraflar arasında akdedilen iki adet sözleşme bulunduğu, sözleşmelerden birinin satış sözleşmesi, diğerinin ise satış sonrası hizmet sözleşmesi olduğu, dava dilekçesi içeriğinden davacının davalıdan makine satın almak üzere sipariş formu imzaladığı ve satış sonrası hizmet sözleşmesi imzalandığını ancak makinenin teslim edilmediğini davalının temerrüte düştüğünü belirtmek suretiyle açıkça ifade ettiği, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında sözleşmelerin imzalandığı, davacının güvence bedeli ödediği ve sipariş formuna konu makinenin davacıya teslim edilmediği ile sözlemenin davalı tarafından feshedildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın başta davalının feshinin haklı olup olmadığı, davacının satış sözleşmesi ve satış sonrası hizmet sözleşmesi olmak üzere iki sözleşme nedeniyle uğradığı zararın bulunup bulunmadığı ve zararı varsa miktarı hususlarında olup, celp edilen soruşturma dosyası içeriği ve ... Asliye Ceza Mahkemesine ... esas sayılı dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalının çalışanı ile davacının kardeşi arasında, makinenin tesliminin gecikmesi hususunda darp olayının yaşandığı açık olup, davalı tarafça makinenin teslimi hususunda temerrüte düşülmesi durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı tarafça sözleşme kapsamında haklarını kullanma imkanı varken, arada gerçekleşen darp olayı nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin çekilmez hale geldiği ortadadır. Alınan raporda satış sözlemesi için ani edimli olması nedeniyle sözleşme ilişkisinin çekilmez hale geldiğinin söylenemeyeceği değerlendirilmişse de yukarıda değinildiği üzere makinenin tesliminin gerçekleşmediği, davacının sadece güvence bedeli ödediği dikkate alındığında, batış sözleşmesinin edimlerinin karşılıklı olarak henüz yerine getirilmemesi nedeniyle satış sözleşmesinin sürdürülmesinin de taraflar arasında çekilmez hale geldiği, kaldı ki satış sonrası hizmet sözleşmesinin ifasının da satış sözleşmesine bağlı olması nedeniyle sözleşmeleri ani edimli ve sürekli borç doğuran sözleşme olarak ayrım yapılmasının isabetli olmayacağının değerlendirildiği, bu hali ile her iki sözleşme kapsamında da sözleşme ilişkisinin taraflar açısından çekilmez olduğu değerlendirildiğinden davalının feshinin her iki sözleşme bakımından haklı olduğu değerlendirildiğinden davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, ayrıca yapılan incelemede, davacının uğradığını iddia ettiği zararlarının ispata muhtaç olduğu, sattığı iddia edilen malvarlığının bu sözleme konusu makinenin alımı için olduğu iddiasının soyut nitelikte olduğu, sözleşme konusu makinenin davalıdan alınamaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle uğradığı somut bir zararının bulunmadığı, ek raporda değerlendirmeye alınan ve davacının dava dışı şirketle akdettiği Finansal kiralama sözleşmesinin 28/05/2024 tarihli olduğu ve dava tarihinden sonraki tarihte imzalanan sözleşme olması nedeniyle dava tarihi itibariyle yine ortaya konulan somut zarar bulunmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harcın, (1.079,47-TL peşin harç ve 2.312,00-TL ıslah harcı olmak üzere) peşin alınan toplam 3.391,47-TL'den mahsubu ile bakiye 2.659,47-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır