Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, sigorta başvurusu ve red cevabı arasındaki sürenin zamanaşımını durdurduğu içtihadı.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan davacının sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, alt derece hakem heyetlerinin davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verdiği red kararları, yüksek mahkeme tarafından bozulmuştur; zira mahkeme, Karayolları Trafik Kanununda öngörülen uzamış ceza zamanaşımı süresine tabi olan bu uyuşmazlıkta, sigorta şirketine yapılan zorunlu başvuru sürecinin zamanaşımını durduran bir etki yarattığını ve bu durma süresi eklendiğinde davanın süresi içinde açıldığını tespit ederek, uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/7681 E.  ,  2025/12061 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/554 Değişik İş, 2024/554 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: İHK-2024/31244
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: İHK-2024/80056
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2015 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi sigortalı olan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik zararı için 50,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranını tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 03.02.2015 tarihinde olduğunu, hakem heyetine başvurunun ise 05.07.2023 tarihinde yapıldığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'ncu maddesinde düzenlenen 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun 28.02.2023 tarihinde alındığını dolayısıyla zararın da bu tarihte öğrenildiğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtmiştir.
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 49'ncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72'nci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir.
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.
Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kaza tarihi 03.02.2015 olup zamanaşımı süresi 8 yıl ise de davacı tarafından 17.12.2022 tarihinde sigorta şirketine yasa gereği zorunlu başvurunun yapıldığı, davalı ... şirketinin 22.05.2023'de davacının talebine red cevabı verdiği anlaşılmaktadır. Sigorta şirketine başvuru ile red cevabının verildiği arada zamanaşımı süresinin durduğu(156 gün), davacının da 05.07.2023 tarihinde hakeme başvurduğu, durma süresi eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.09.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının karara karşı yaptığı itiraz başvurusunun reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından, davacının davadan önce davalı sigortacıya yaptığı zorunlu harici başvuru tarihinden sigortacının red cevabı verdiği tarihe kadar (156 gün) zamanaşımı süresinin durduğu, duran bu süre de eklendiğinde davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." düzenlemesi yapılmıştır. Bu yasal düzenleme gereği, davacı yanın tahkime başvurmadan önce sigortacıya yazılı başvuruda bulunması zorunlu olduğu gibi sigortacının da başvuruya en geç 15 gün içinde cevap verme zorunluluğu bulunmakta olup davacı yanın 15 günlük yasal süreden sonra sigortacının cevap vermesini bekleme zorunluluğu bulunmadığı, davasını açabileceği dikkate alınarak zamanaşımı değerlendirmesinin yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafın davalı sigortacıya yaptığı harici başvuru tarihinin 17.12.2022 olduğu, başvurudan sonra sigortacının evrak eksikliğinin tamamlanmasını istemesi vs işleminin bulunmadığı, davacı vekilinin 11.05.2023 tarihinde sigortacıya "uzun süredir başvurumuza cevap verilmediğinden ivedilikle dönüş yapılması" şeklinde mail gönderdiği, davalı sigortacının 22.05.2023 tarihinde zamanaşımı gerekçesiyle red cevabı verdiği ve eldeki davanın 05.07.2023 tarihinde açıldığı görülmektedir. Anılan tarihlere ve beklenen sürede hiçbir işlem yapılmamasına nazaran, davacı yanın yasal 15 günlük bekleme süresinden sonra davalı sigortacının cevabını beklemesini gerektirir bir neden bulunmadığı açıktır.
Tüm bu nedenlerle; davalı trafik sigortacısına davadan önce başvuru zorunluluğunu düzenleyen KTK'nın 97 nci maddesindeki 15 günlük zorunlu bekleme süresinin bitiminde dava açma imkanı olan davacının bu süreden yaklaşık 6 ay sonra davayı açtığı, 6 aylık bekleme süresini haklı kılacak bir nedenin somut olayda bulunmadığı, zamanaşımının durması nedenlerini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153 üncü maddesindeki hallerden birinin de bulunmadığı dikkate alındığında, davanın zamanaşımından reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.