Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan kooperatif borcu, aylık %5 akdi temerrüt faizi ve kısmi ödeme uyuşmazlığında, bozma kararı sonrası verilen hükmün Yargıtay 6. Hukuk Dairesince temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, hissedarı olduğu gayrimenkullere inşa edilen daireler karşılığında davalı kooperatifin sözleşme gereği taahhüt ettiği ödemeyi yapmadığı iddiasıyla 500.000 TL alacak ve akdi faiz talep etmiş, davalı ise zamanaşımı ve 118.000 TLlik kısmın ödendiği savunmasıyla davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi davalı kooperatifin ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle 198.500 TL asıl alacak ve faiziyle birlikte toplam 485.188,39 TLye hükmetmiş, ancak temyiz incelemesinde yüksek mahkeme, tanık beyanlarıyla kooperatif üyelerince 100.000 TL ödeme yapıldığını tespit ederek, davalı kooperatifin kalan 98.500 TL borcu için 23.06.2016 temerrüt tarihinden itibaren aylık %5 akdi temerrüt faizi uygulanması gerektiği yönünde bozma kararı vermiş, ilk derece mahkemesi de bu bozma kararına uyarak yeniden karar tesis etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1808 E.  ,  2025/3848 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/300 E., 2025/37 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hissedarı bulunduğu Kayseri ili, ... ilçesi, ... mevkii, 192-410-411 pafta, 2855 ada, 4-5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerine bina inşa edildiğini, taşınmaz sahipleri ile ... arasında 15.12.2010 tarihinde gayrimenkuller üzerinde inşa edilen daireler ile ilgili Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmede kooperatifin davacıya 198.500,00 TL ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, edimlerin yerine getirilmesi amacıyla ihtar çekildiğini ancak davalı tarafından edimlerin yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde temerrüt faiz oranının aylık %5 olarak kararlaştırıldığını, bu nedenlerle sözleşmeden kaynaklı olan ve ödemesi gerçekleşmeyen 500.000, 00 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık %5 akdi faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sözleşme gereği ödenmesi gereken 198.500,00 TL'nin 118.000,00 TL'sinin ödendiğini, bu ödemenin kooperatif üyeleri tarafından, her tapu devrinde kendisine tapu dairesinde yapıldığını, ödemelerin bu şekilde yapılacağı hususu ise davaya konu sözleşmenin 2. sayfasının ilk ve ikinci cümlesinde de açıkça belli olduğunu dolayısıyla kalan 8 adet taşınmazı, kooperatife veya üyelerine devretmesi halinde 80.500,00 TL kendisine ödeneceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli, 2020/575 E., 2022/49 K. sayılı kararı ile davalı tarafça 198.500,00 TL'nin 118.000,00 TL'sinin ödendiği iddia edilmiş ise de bu hususun HMK’nın 190. maddesi ile TMK’nın 6. maddesi uyarınca ispatlanamamış olması nedeniyle davalı kooperatifin davaya konu sözleşmeden dolayı davacıya 198.500,00 TL borcu olduğu anlaşıldığı, taraflarca kararlaştırılan yıllık %60 oranındaki faizin yasal faiz olan %9 un %100'üne denk gelen %18'i aşması sebebiyle temerrüt faiz oranının %18 olarak kabul edilmesi gerekeceği, davaya konu sözleşmenin imzalanma tarihi ile temerrüt tarihi olan 15.05.2011 tarihi dikkate alındığında Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01.07.2012 tarihinden önce oluşan borç ve faiz bakımından uygulanamayacağı, bu sebeple 198.500,00 TL asıl borç için temerrüt tarihinde 01.07.2012 tarihine kadar olan 413 günlük süre için %60 oranındaki akdi faizin, 01.07.2012 tarihinde dava tarihine kadar geçen 1552 günlük süre için ise %18 oranındaki faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçesiyle 198.500,00 TL asıl borç ve 286.688,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 485.188,39 TL'nin ...' un 08.06.2019 tarihinde vefat etmiş olması sebebiyle veraset ilamında belirtilen şekilde mirasçılarına payları oranında verilmesine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.10.2023 tarihli, 2022/4422 E., 2023/3223 K. sayılı kararı ile dava konusu miktar, HMK'nın 200/1. Fıkrası gereğince senetle ispatlanması gerekse de; davanın her iki tarafının tanık göstermesine karşı çıkmaması, davacının tanık olarak gösterdiği ve davacının ölümüyle davacı sıfatını alan ...'un kooperatif üyelerinin 100.000,00 TL'nin davacı babasına ödendiğine dair beyanı ile davacının diğer tanığı olan damadı ile davalı taraf tanığının da benzer mahiyette beyanda bulunması, kooperatif üyelerinden..., ..., ..., ....'ın arsa sahibi davacıya sözleşmede kararlaştırılan 198.500,00 TL'den kendi hisselerine düşen toplam 100.00,00 TL'yi davacıya ödedikleri kooperatif borcunun 98.500,00 TL kaldığı dosya içeriğiyle sabit olduğu, sözleşmede akdi temerrrüd faizi aylık %5 olarak kararlaştırıldığına göre kooperatifin kalan 98.500,00 TL'lik borcu için temerrüt tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren %5 akdi temerrüt faizi uygulanarak, faize faiz işletilemeyeceği kuralı da gözardı edilmeden sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2025 tarih ve 2024/300 E., 2025/37 Karar sayılı kararı ile davalı lehine oluşan usulü müktesep hak da nazara alınarak temerrüt tarihi, 23.06.2016 tarihi olarak kabul edilmiş ve yine yargıtay bozma ilamındaki "faize faiz işletilemeyeceği kuralı da gözardı edilmeden karar verilmesi gerektiği" hususu da göz önüne alınarak 98.500,00 TL asıl alacak, 15.924,17 TL dava tarihinden önce işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.424,17 TL alacağın, 98.500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı (müteveffa) ...'un Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/854 Esas, 2019/906 Karar sayılı veraset belgesinde yer alan mirasçılarına miras payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığını, davalı tarafın ödeme iddiasını ispatlayamadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 118.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının devir işlemi yapmaması nedeniyle kalan bakiyenin ödemesinin yapılmadığını, davacılardan ...’un yargılama sırasında vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacılardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.