Yargıtay, aynı fiil ile işlenen Cumhurbaşkanına ve kamu görevlisine hakaret suçlarında fikri içtima kuralını uygulamayan istinaf kararını, en ağır suçtan ceza verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında aynı tarihte ve aynı suç işleme kararı kapsamında işlenen Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarından verilen ayrı ayrı mahkûmiyet hükümlerini, tek bir eylemle birden fazla suçun oluşması halinde sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesini öngören fikri içtima kuralının göz ardı edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bularak, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/11069 E.  ,  2025/20382 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/637 E., 2023/9 K.
SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilip, duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve hakaret (kamu görevlisine) suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın bahse konu ifadelerini aynı tarihte ve aynı suç işleme kararı kapsamında söylediğinden tek olan eyleminin bir bütün halinde iki ayrı suçu oluşturmasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren ve meydana gelen suçların en ağırı olan Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki temel cezanın belirlenmesine ilişkin ölçütler de değerlendirilerek cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca kamu görevlisine hakaret suçundan da hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.12.2025 tarihinde karar verildi.