2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı daimi ve geçici irtifak hakkı bedel tespiti davasında idarenin itirazlarının reddiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu dava, davacı idarenin bir taşınmaz üzerindeki daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespiti ve tescili talebiyle açılmış olup, ilk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu ve bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu iddia eden davacı idarenin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş; davacı idarenin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelir esaslı değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını ve bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davacı idarenin tüm temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1672 Esas, 2025/477 KararKARAR: Esastan retİlk Derece Mahkemesi: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/206 Esas, 2021/273 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle: taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.III. İlk Derece Mahkemesi KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı İdare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının usule, kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, değer düşüklüğü oranının yöntem itibarıyla hatalı hesaplandığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, hükme dayanak bilirkişi raporlarının acele el koyma dosyasında aldırılan raporlarla çeliştiğini, değer düşüklüğünün mükerrer uygulandığını, birim fiyatın fahiş olduğunu, idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11/son maddesi uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle geçici ve daimi irtifak hakkı karşılığının tespitine ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı sebebiyle tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden derhal davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın uygun olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.