İş kazası sonucu vefat eden işçi için açılan maddi ve manevi tazminat davasında, tam kusurlu işçiye illiyet bağı kesilmesiyle davanın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazasında şoförün yaralanması ve yolcunun vefat etmesi üzerine açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, kazanın oluşumunda şoförün %100 kusurlu olduğunu ve illiyet bağının kesildiğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir; davacılar (şoför ve vefat edenin yakınları) ise, bilirkişi raporundaki kusur oranına ve şoföre yeterli eğitim verilmediği iddialarına dayanarak kararın bozulması talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/5272 E.  ,  2025/14905 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1474 E., 2024/1989 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/671 E., 2024/226 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...’ın şoför olarak 03.06.2015 tarihinde davalılardan ....’ye ait araç ile ... ilinden ... ili ... ilçesine doğru seyir halinde iken, frenin patlaması ve durumu yanında yolculuk eden çalışan dava dışı ...’e söylemesi üzerine, müteveffanın panikle direksiyonu kırdığını ve tek taraflı kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde ...’in vefat ettiğini, davaya konu kazanın oluşumunda davalı işverenin ve dava dışı müteveffanın kusurlu olduğunu, davalı ... şirketlerinin ise kazaya karışan ... plaka sayılı aracı ZMMS ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığından sigorta limitiyle ve manevi tazminat dışındaki taleplerden borçlar kanunu ve KTK hükümleri gereğince sorumlu olduğunu beyanla davacı ... için maddi ve manevi tazminat, davacı ...’ın eşi ve çocuğu olan diğer davacılar için ise manevi tazminat olmak üzere dava dilekçesine konu alacak kalemlerinin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 24... plakalı aracın müvekkil şirkete, 06.02.2015/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin 290.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigorta poliçelerinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında destekten yoksun kalanlara tazminat ile yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin, düzenlenen poliçe sebebi ile sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olacağını, müvekkili şirketin 3. kişilerin zararını karşıladığını, davacının araç işleten olup 3. kişi olmadığını, Sgk tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin atfı kabil kusuru bulunmadığını, kazanın davacının viraja geniş girmesi sebebi ile gerçekleştiğini, kazadan 36 gün önce araç fren balatalarının yenilendiğini ve aşırı yük yüklenmesi gibi durumun söz konusu olmadığını, davacının sırf kendisi aleyhine ... işçinin yakınları tarafından açılan davadaki tazminattan kurtulmak için işbu davayı açtığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; kaza olayının meydana gelmesinde davacı işçinin %100 kusurlu olduğu dolayısıyla illiyet bağının kesilmesi nedeniyle tam kusurlu bulunan işçinin kusurlu davranışının sonuçlarından işverenin sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilin kusur durumunun oldukça yüksek belirlendiğini, eksik inceleme sonucu aldırılmış olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, söz konusu kazada müvekkilin meşrubat sevkiyatı için görevlendirildiğini, bu tür malların taşınması gibi özellik arz eden işlerde işe alınan müvekkil gibi çalışanların yükün özelliklerine ilişkin konularda eğitim ve bilgilendirmeye tâbi tutulması gerekirken müvekkile herhangi bir eğitim verilmediğini, tüm kusurun müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce oluşa uygun görülen 27.01.2024 tarihli kusur raporunda davacı kazalının kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacılar vekilince temyiz dilekçesinin ekinde sunulan aynı iş kazası olayına ilişkin açılan rücuen tazminat talepli ... İş Mahkemesinin 2024/ 27... /158 Karar sayılı dosyasında aldırılan 11.01.2023 tarihli kusur oran ve aidiyetinin tespitine yönelik heyet raporunda; davalı işverene davacı kazalının mesleki yeterlilik belgesi ve psikoteknik muayene raporu bulunmadan çalıştırıldığı tespit ve gerekçesiyle %15 oranında kusur takdir edilmiş ise de dosya kapsamından davacının kaza tarihinden önce ve kaza tarihini de kapsar şekilde 26.02.2015 başlangıç 26.02.2020 bitiş tarihli ve 2111 sayılı psikoteknik ve mesleki yeterlilik belgesinin bulunduğu görülmekle anılan kusur raporundaki değerlendirmenin hatalı olduğu anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.