Sigorta başlangıç tarihi tespiti, 18 yaş kuralının emeklilik aylığına etkisi ve bozma sonrası dosyanın yanlış mahkemeye gönderilmesi.
Özet: Sigorta başlangıç tarihi tespiti ve emekli aylığı bağlanması talepli davada, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin davacı lehine verdiği kararlar, Yargıtay tarafından emeklilik koşullarının (özellikle 18 yaş ve geçici 81. madde) hatalı değerlendirildiği gerekçesiyle bozulmuştur; ancak Yargıtayın ilk bozma ilamında yapılan usul hatası nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesinin işin esasına girerek karar vermesi gerekirken dosyanın sehven ilk derece mahkemesine gönderildiği ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği sonraki kararın usulen geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8487 E.  ,  2025/14967 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2635 E., 2025/313 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/20 E., 2020/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı üzerine verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı iş yerinde 01.03.1982 tarihinde işe başladığını işe giriş bildirgesinin SGK'ya bildirildiğini sigorta başlangıcının tespiti için kuruma başvurulduğunu kurumun talebi kabul etmediğini belirterek davacının sigorta hizmet başlangıcının 01.03.1982 olduğunun tespitini ve 03.01.2012 tarihli emeklilik müracaatı talebini reddeden Kurum işleminin reddi ile davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitini hak edilen maaşların hakediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum evraklarının esas olduğunu hak düşürücü süre itirazı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2017 tarihli kararı ile
"1-Açılan davanın kabulü ile
Kurum işleminin iptali ile
Davacının dava dışı ...iş yerinde 01.03.1982 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespiti ile bu 1 günlük çalışmasının 18 yaşını doldurmadan önceki döneme ait olması nedeniyle ödenen malullük yaşlılık ve ölüm sigortalılığının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesine ve davacının 01.02.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, yaşlılık aylığının hak ediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2017 tarihli kararı ile; "1-Davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine
2-Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2016/ 65... /22 Karar sayılı ve 08.02.2017 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına,
3-Davanın kabulüne,
Davacının 03.01.2012 tahsis talep tarihinde aylığa hak kazandığının ve takip eden 01.02.2012 tarihi itibarıyle aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıkların hakediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.10.2019 tarihli ilamında, "...Yukarıdaki açıklama ve yasal düzenlemeler ışığında dava irdelendiğinde, 18 yaşın doldurulduğu 0.01.1984 günü esas alındığında 23.05.2002 tarihi itibarıyla 18... ay 22 günlük sigortalılık süresi bulunan davacının Geçici 81. maddenin (B) bendinin 48 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi, 5.225 prim ödeme gün sayısı koşullarının yer aldığı (e) alt bendine tabi tutulması gerektiği gözetilerek karar veilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli kararı ile "1-Açılan davanın kabulü ile
Davacıya 01.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
Yaşlılık aylığının hakediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
C. Gönderme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.06.2021 tarihli ilamında, "... 05.02.2016 tarihinde açılmış eldeki davada ise Mahkemece verilen 08.02.2017 tarihli ilk karar ile davanın kabulüne dair karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması nedeniyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf istemi incelenmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince, 01.11.2017 tarihinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca işin esası hakkında yeniden karar tesis etmek suretiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine de Dairemizin 21.10.2019 tarih ve 2018/344 E., 2019/7721 K. sayılı ilamı ile kararın bozulmuş olduğu, ne var ki bozma ilamımızın sonuç kısmında zuhulen dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak işin esasına girilerek, yazılı şekilde karar verilmiş ise de aslen temyize konu davadaki, Dairemiz bozma hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi kapsamında verilmiş olan karara yönelik olduğu, Dairemiz bozma ilamı sonrası yargılama ve hüküm tesis etme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olacağı açık olmakla, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın kaldırılarak, Dairemiz bozma ilamı sonrasında yargılama yapmak ve bir karar vermek üzere, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
E. İkinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.04.2024 tarihli ilamında, "... Eldeki davada, 01.01.1966 doğumlu olan davacının sigorta başlangıç tarihinin kesinleşen Mahkeme kararı ile 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1984 olduğu, davacının ilk işe giriş tarihinin ise 01.03.1982 olduğu, Mahkemece, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesinin B bendinin (e)alt bendine göre 01.01.1984 sigorta başlangıç tarihine göre 25 yıl sigortalılık 5225 prim gün şartını yerine getiren davacının 03.02.2012 tarihli tahsis başvuru tarihinde 48 yaşını ikmal etmediği, yaş koşulunu yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yargılama aşamasında yaş koşulunun tahsis talebinden sonra 01.01.2014 tarihinde gerçekleşmiş olması karşısında yaş koşulunun gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı itibari ile tahsise karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hükmedilmiş olması isabetsizdir."gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Üçüncü Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2025 tarihli kararı ile "1-Davanın Kısmen kabulüne,
2-Davacının 01.02.2014 tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların hak ediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin, hak edilen aylıkların hak ediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlığını taşıyan 60/G maddesinde, bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği belirtilmiş, “Sigortalılık süresi” başlıklı 108. maddesinde, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında gözetilecek sigortalılık süresinin başlangıcının, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı Kanun'lara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih olduğu, tahsis işlerinde dikkate alınan sigortalılık sürelerinin, bu sürenin başlangıç tarihi ile sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmayan sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süre olduğu bildirilmiş, Geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60/G maddesi hükmünün uygulanmayacağı açıklanmış, Geçici 81. maddesinde de yaşlılık sigortasından aylık tahsislerinde kademeli geçiş öngörülmüştür.
2.Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesinde, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcının; sigortalının, mülga 5417 sayılı Kanuna, mülga 6900 sayılı Kanun'a, 506 sayılı Kanun'a, 1479 sayılı Kanun'a, 2925 sayılı Kanun'a, bu Kanunla mülga 2926 sayılı Kanun'a ve 5434 sayılı Kanun'a, 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceği, bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği, aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık sürelerinin, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması için istekte bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süre olduğu belirtilmiş, Geçici 6/1. maddesinde, 506 sayılı Kanun'a göre 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38. maddesinin 2. fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmün uygulanmayacağı bildirilmiş, Geçici 7/1. maddesinde, bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği açıklanmıştır.
3.506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin B-e bendinde ise;
23.05.2002 tarihinde; ...
"... Sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla, 18... aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün" ...
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler." hükmü yer almaktadır.
4. Önceki bozma ilamında "... yargılama aşamasında yaş koşulunun tahsis talebinden sonra 01.01.2014 tarihinde gerçekleşmiş olması karşısında yaş koşulunun gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı itibari ile tahsise karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğu" belirtilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup yaşlılık aylığı yönünden her ne kadar yaş koşulu 20 14... . ayında gerçekleşmiş ise de davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde davacının Bağ-Kur prim borcunu 15.08.2014 tarihinde ödemiş olduğundan 01.09.2014 itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı belirtildiğinden bu durum araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.