SGK tarafından ziraat odası kayıtlarındaki çelişki nedeniyle reddedilen tarım Bağ-Kur sigortalılığı süresinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması talepli davada verilen bozma kararı.
Özet: Davacı, 2000 yılından beri tarımsal faaliyetlerle geçimini sağlayarak 2926 sayılı yasa kapsamında zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı olduğunu ve emeklilik şartlarını taşıdığını iddia ederken, davalı SGK, davacının ziraat odası kayıtlarındaki çelişkiler nedeniyle hizmet süresini eksik bularak emeklilik başvurusunu reddetmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının 2000-2019 arası sigortalılığını ve emekliliğe hak kazandığını tespit etmiş, ancak davalı kurumun temyizi üzerine Yüksek Mahkeme, davacının prim tevkifatı başlangıcı ve ziraat odası kayıtlarındaki farklılıkları dikkate alarak yargılamayı incelemeye başlamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/391 E.  ,  2025/14929 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/61 E., 2024/260 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin uzun yıllardır kendi adına çeşitli tarımsal ve hayvancılık faaliyetleri ile uğraşarak geçimini sürdürdüğünü, 2926 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin b bendinde geçen tarife aynen uyduğunu, ilk defa 30.04.2000 tarihinde prim tevfikatı yapılarak primlerini ödemeye başladığını, ilk prim tevkifatı yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılığı olması sebebiyle ilgili prim günleri ve emeklilik hakkının gelmesi nedeniyle emeklilik için 13.03.2019 tarihinde ... başvuru numarası ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, ilgili dairece 04.02.2020 tarihli cevabı yazı ile ... ve ... Ziraat Odası kayıtlarının geçersiz sayılması nedeniyle, hizmet sürelerinde değişiklik olduğundan bahisle 5400 hizmet gününün bulunmadığını, 29.02.2020 tarihi itibari ile yalnızca 690 gün hizmet süresi bulunduğundan bahisle sigortalılık dönemi eksik tespit edilerek emekliliğe hak kazanmadığından bahisle emeklilik başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin 2000 yılından itibaren kendi adına tarım ve hayvan yetiştiriciliği ile ilgilendiğini, 30.04.2000-30.04.2019 tarihleri arası prim borçlarını ödediği ve prim borcunun bulunmadığını, davalı Kurumun 30.04.2000 yılından sonraki hizmetleri tescil etmeyerek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, ... ve ... Ziraat Odası kayıtlarını geçersiz saydığını, bu nedenle 04.02.2020 tarihli SGK'nın yaşlılık aylığı talebinin reddine ilişkin kararının iptali ile 30.04.20 00... .04.2019 yılları arasında sigortalılığının tespiti ve müvekkilinin yaşı ve sigortalık prim gününün dolmuş olması sebebiyle emekliliğe hak kazandığının tespitinin yapılmasını ve başvuru tarihi ile 01.05.2019 tarihi itibari ile emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve maaş ödemelerinin yasal faizi ile birlikte yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun Bağ-Kur Tarım sigortalısı ...'ın 13.03.2019 tarih ve ... DYS sayılı aylık talep belgesine istinaden dosyasında yapılan incelemede; sigortalının Kuruma 20.05.2011 tarihinde ibraz ettiği sigortalık belgesinde 03.06.2000 tarihinde Ziraat Odası kaydının başladığını ve devam ettiğinin görüldüğünü ancak davacının 04.11.2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılması dilekçesinin ekinde bulunan sigortalık belgesinde ziraat oda kaydının 21.02.2005 tarihinde başladığını ibraz ettiğini, davalı tarafından 08.06.2016 tarihinde ibraz edilen sigortalık belgesinde ziraat oda kaydının 28.07.2006 olduğu beyan edildiğini, son olarak 13.03.2019 tarihli tahsis beyan taahhüt belgesinin ekinde bulunan sigortalık belgesinde ziraat oda kaydının 21.02.2005 başlangıç ve 01.06.2016 üye kaydının sonlanması şeklinde onaylandığı, bu nedenle ... Ziraat Odası ve İbradı şubesi kayıtlarının tutarsız olduğu görüldüğünden, Kurumun yerinde incelemesi için denetmenlere yazı yazıldığını, 29.11.2019 tarih ve ... sayılı denetim raporuna istinaden davacının Ziraat Odası kayıtlarının geçersiz sayıldığını, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 30/04/2000-30/04/2019 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun, 01/05/2019 tarihi itibariyle tahsise hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.11.2022 tarihli ilamında, "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı ...'ın ... T.C. Kimlik numarası ile ilk defa 30.04.2000 tarihinde prim tevkifatı yapılarak primlerini ödemeye başladığı ve 7...2 Tarım Bağ-Kur sicil numarası ile davalı kurum tarafından 01.05.2000 tarihinden itibaren tescil işleminin yapıldığı,
Davacının 13.03.2019 tarihli Kuruma intikal eden emeklilik tahsis talep dilekçesine istinaden yapılan araştırma neticesinde Oda kayıt bilgilerindeki farklılıkdan dolayı davalı Kurum denetmeni tarafından düzenlenen "...'ın Oda kaydı" konulu; 24.10.2019 tarih ve 2019/EG/097 sayılı inceleme ve araştırma raporunda özetle;.....'ın üyelik kaydının yapıldığı üye kayıt defteri ile üye kaydı ve terkinine ilişkin yönetim kurulu karar defterinin incelenmek üzere odadan istendiği ancak yasal defterlerden 2007 yılı öncesine ait olanların bulunamadığı, bunlar dışında olan kayıtlar doğrultusunda tutanak düzenlendiği, 7...2 Bağ-Kur Tarım Sicil numaralı davacının kaydının olduğu herhangi bir üye kayıt defterinin bulunmadığı, üyeliğe kabulü ve üyeliğinin sona ermesi için alınan kararların bulunduğu yönetim kurulu defterinin ibraz edilemediği, ancak ziraat odası çiftçi kütüğünün ibraz edildiği, söz konusu kütük bilgisinde davacının çiftçiliğe başlangıç tarihinin 21.02.2005 tarihi olduğu ve 649 kütük no'lu çiftçi kütüğü kaydının tespit edildiği, davacının 01.06.2016 tarihinde oda kaydının silinmesi için ... Ziraat Odası Başkanlığına dilekçe ile müracaatının bulunduğu, davacının üye aidatı ve takip müfredat kartında kendisinin 21.02.2005 tarihinde odaya kayıt olduğu, her yıl düzenli olarak aidatlarını ödediği ve ödediğine dair bilgilerin kartına işlendiği, müfredat kartına işlenen bilgilerin 2006-2013 yılları arası işlenen kayıtların birebir aynı kalemle ve ... no'lu tek bir fiş numarasıyla toplu olarak ve tek seferde ödendiği, 2006-20111 yılları arası kayıtların birebir aynı kalemle, aynı el yazısıyla aynı gün ve aynı fiş numarasıyla ancak farklı tarihler yazılarak kaydedildiği, ... ve İbradi Ziraat Oda kayıtlarının beraberce "... Ziraat Odası Başkanlığı"'nda tutulduğunun tespit edildiğinden bahisle davacının ... ve İbradi Ziraat Odası Başkanlığı kayıtlarında bulunan üyeliğe ilişkin kayıtların başlangıç ve bitişlerinin yasal olmadığı kanaatine varıldığı, anılan rapor gereği davacının ... ve İbradı Ziraat Odası kayıtlarının geçersiz olmasından bahisle davacının sigortalılık süresinin; ...ve Tic. A.Ş. tarafından tanzim edilen süt satışı yaptığına dair müstahsil makbuzlarına istinaden davalı Kurum tarafından 01.05.2000 tarihinde başlatılan Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kayıtların devam etmemesi sebebiyle 31.12.2000 tarihinde sona erdirildiği, davacının süt işinden dolayı 01.06.2004 tarihinde yapılan tevkifat kesintisine istinaden tekrar başlatılan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yıl sonu 31.12.2004 tarihi itibariyle sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
6552 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 54. madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu'na göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır..." hükmünü içermekte olup; Mahkemece anılan hüküm değerlendirmesi eksik ve hatalı, oda kaydının geçersizliğine ilişkin araştırma yetersiz bulunmuştur. Kurum kayıtlarından da davacının Bağ-Kur sigortalılığının iptali, oda kaydının iptali ile ilgili sahtecilik olup olmadığı, ceza davası açılıp açılmadığı, davacı tarafından anılan hüküm gereği müracaat olup olmadığı araştırılmaksızın, anılan hükme dayanılarak karar verilmesi hatalıdır. Anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı yararlandırma hususunun Kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacıya verilecek mehille kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm toplanan deliller ve değerlendirmeler ile Yargıtay bozma ilamı ışığında: her ne kadar davacının oda kayıtlarının geçersizliğine ilişkin kurum tarafından sahteciliğe ilişkin herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığı anlaşılmış ise de davacının 6552 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 54. Madde Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri birlikleri kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanun'a göre anılan yasal düzenlemelerden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı hususunda kuruma yapmış olduğu başvuruya Kurum tarafından 27/09/2023 tarih ve 4326 sayılı yazı ile ''...İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup; bilindiği üzere “Kurumumuzun 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinde "6552 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle Kanuna eklenen geçici 54 üncü maddeye istinaden, mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre Kurum tarafından tescil veya re'sen tescil işlemi yapılan sigortalılardan, tescil ve sigortalılık sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının usulüne uygun olarak yapılmadığının tespiti ile sigortalılıkları iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31/12/2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme cezası ve gecikme zamlarının 31/12/2013 tarihine kadar tamamının ödenmiş olması şartıyla, sigortalılık süresinin tamamı, kısmi prim ödemesinin bulunması halinde ise prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibariyle sigortalılık süreleri geçerli sayılacaktır. Ancak, tevkifat kesintisine istinaden gerçekleştirilen sigortalılık tescilleri sonrasında sigortalılık sürelerini etkileyecek şekilde geçmişe dönük yapılan ziraat odası kayıtları geçerli kabul edilmeyecektir.'' Sigortalının 01/05/2000- 31/12/20 00... /06/2004- 31/12/2004 tarihleri arasındaki hizmetine ait borcunu 20/10/2014 tarihinde 6552 sayılı yapılandırma kapsamında ödemiş olması nedeniyle bahsi geçen amir hüküm gereği yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır...'' şeklinde cevap verilmiş olup davacının talebinin kabul edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen ret kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iptal edilen sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında (5510 sy. 4/1-b) sigortalı olduğunun tespiti, aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve aykırı Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.