Kripto varlık alım-satım platformunda şüpheli işlem gerekçesiyle hesabı askıya alınan ve işlemi iptal edilen kullanıcının açtığı alacak davası.
Özet: Davacı, davalı kripto varlık alım-satım platformundan satın aldığı, avantajlar sunan bir kripto ürününün takas işlemi sonrasında hesabının askıya alınması ve işlemin iptal edilmesi nedeniyle potansiyel kar kaybı ve mağduriyet yaşadığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmektedir; buna karşılık davalı platform, yalnızca kullanıcılar arası transfere aracılık ettiğini, platformunda yapılan işlemlerin riskli olduğuna dair kullanıcıları uyardığını, davacının işlemini şüpheli bulduğu için iptal ettiğini ve davacının haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını iddia ederek davanın reddini ve kendi lehine karşı davanın kabulünü talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/646 Esas
KARAR NO : 2026/14
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 04/09/2025
KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... A.Ş tarafından kripto varlık alım satımı yapılan ...'nın kurulduğunu, ... adresi üzerinden kripto alım-satım işlemlerinin yapıldığını, müvekkilinin... hesabının olduğunu ve aktif bir şekilde kullandığını, ... yayımlanan ve satışa çıkarılan ürünlerden biri olan ... ürününü müvekkilinin satın aldığını ve bu ürünü satın alanlara birtakım avantajların sağlandığını ve bu tokenin gerçek hayatta da menfaat sağlayan bir kripto para birimi olduğunu, ... ürünün ...'da bazı tokenlerle değiş tokuş yapılabileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin değiş tokuş işlemini gerçekleştirmesi akabinde davalı şirket tarafından müvekkilinin hesabının askıya alındığını ve ardından yapmış olduğu swap işleminin iptal edildiğini, müvekkiline ait işlemin iptal edilmesi nedeniyle satın almış olduğu ... ürünlerinden beklediği kârı elde etmekten mahrum kaldığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin hesabının askıya alındığı süre zarfında hesaba erişilemediğini ve yeni işlemlerin de tesis edilemediğini bu nedenle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin uğradığı zararı ... 54. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep ettiğini ancak davalı şirket tarafından bu ihtarnameye itiraz edildiğini ve herhangi bir ödemenin de yapılmadığını, davalı tarafından tanzim edilen ... 23. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde müvekkili tarafından yapılan işlemin şüpheli işlem olarak değerlendirildiğini bu nedenle müvekkili hakkında işlem iptalinin yapıldığının belirtildiğini ancak davalı tarafından yapılan itirazların ve işlemin gerçekleştirilme usulünün hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından şüpheli işlem olarak görülmesine rağmen işlemin ...'a bildiriminin yapılmadığını, ... tarafından işlem hakkında kararın verilmesi gerektiğini yine bu süre içerisinde bakan tarafından işlemin durdurulmasına karar verilebileceğini, müvekkili tarafından satın alınan ... ürünlerinin iptal edilmesinin müvekkilinin zararına neden olduğunu, davanın kabulü ile müvekkili tarafından satın alınmış olan 321.952.115 adet ... ürününün ihtarnamenin ulaştığı tarihteki parasal değerinin şimdilik 5.000 TL'sinin, ihtarnamenin ulaştığı 29.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile beraber müvekkile ödenmesini, 321.952.115 adet ... ürününün ihtarnamenin ulaştığı tarihteki parasal değerinin temerrüt faizi ile beraber müvekkile ödenmesi gerektiğinin tespitini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olay ve işlemlere dair yapılan detaylı incelemeler sırasında gerçekleştirilen tespitlere istinaden asıl davacı olması gereken müvekkili şirket olduğunu, davacının müvekkilinden haksız kazanç elde etmesi nedeniyle karşı dava açma zorunluluğunun doğduğunu, davacının kripto varlık alım-satım ve ticaretinin gerçekleştirildiği müvekkili şirket platformununu hatalı değerlendirerek görevsiz mahkemede iş bu davayı açtığını, müvekkili şirketin kripto varlık alım-satım ticaretinin gerçekleştirildiği bir platform olduğunu, müvekkilinin ...A.Ş'nin anılan bu işleyişte eşleşen kullanıcılar arasındaki transfere aracılık etmekte olduğunu, söz konusu transfer işleminin gerçekleştirilmeden önce SMS ve e-posta kanalları ile onaylarının alındığını, müşterilerin onaylamalarının ardından kripto varlığını belirlediği değerden satan kullanıcının banka hesabına işlemi karşılığı tutarda Türk Lirasının gönderildiğini, kripto varlığını belirlediği değerden satan kullanıcının banka hesabına işlemi karşılığı tutarda Türk Lirasının gönderildiğini, kripto varlığını belirlediği değerden alan kullanıcının kripto para cüzdanına ise satın aldığı kripto varlığın gönderilerek transfer işleminin tamamlandığını, yapılan işlemlerden önce müvekkili şirketin kullanıcılarını "Kripto varlık hizmet platformumuzda yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır. Bu nedenle, işlem yapmaya karar vermeden önce karşılaşabileceğiniz riskleri anlamanız, mali durumunuzu ve kısıtlarınızı dikkate alarak karar vermeniz gerekmektedir. Platforma üye olmadan önce Bitci Kullanıcı Sözleşmesini incelemenizi önemle rica ederiz." şeklinde beyanda bulunarak uyarıda bulunduğunu, kripto varlık ticaretinin hukuki alt yapısının tamamlanmamış olmasına rağmen davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin ... yükümlüsü olduğunu ve gerçekleştirdiği şüpheli işlem bildirimlerinin gizli olduğunu ve karşı tarafa herhangi bir şekilde bilgi verilmediğini, müvekkili şirketin getirmesi gereken edimlerini tam olarak yerine getirdiğini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, HMK 107. Maddesi uyarınca şimdilik 5.000,00 olmak suretiyle belirsiz alacak karşı davalarının kabulüne karar verilmesini, karşı dava harç ve masraflarının hesaplanarak tarafının bildirilmesine, karşı davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı/karşı davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada ise normal şartlar altında 100 adet ... ile 50.000 adet ... alınması gerekirken, hesaba ... marketlerindeki manipülatif işlemler sebebiyle marketleri manipüle etmiş, sistemde yazılımsal açık oluşturarak veya mevcut yazılımın açıklarından haksız şekilde yararlanarak müvekkili ve Platformunu haksız şekilde kar elde edilerek davacı/karşı davacının sebepsiz zenginleştiği iddia edilmiştir.
DELİLLER
Banka kayıtları, ... 34. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya sureti, ... 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya sureti, ... 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ... K sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 HD sinin ... E. ... K sayılı kararı.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, asıl davanın; davalı nezdinde tutulan davacıya ait hesap cüzdanında hukuka aykırı işlemler yapıldığı iddiasıyla meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, karşı davanın; davalının planlı, piyasa bozucu ve manipülatif eylemleri olduğu iddiasıyla bu eylemler neticesinde davalının kazanç sağladığı, davacının ise zarara uğradığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
... 49. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda “Esas Davada; Davacının gerçekleştirmek istediği işlemlerin piyasa bozucu ve manipülatif nitelikte olduğu, Davalının uyguladığı tedbir, iptal, iade işlemlerinin yerinde olduğu, Davalının tedbir uygulamalarında bir kusurunun olmadığı, Detaylı hesap alım/satım/takas dökümleri dosya kapsamında somut olmadığından yapılan iade işlemi nedeniyle Davacının zararının doğup doğmadığı nümerik mertebede tespit edilemediği, Karşı Davada; Davacının ilgili işlemlerin iade & iptal edildiğini beyan ettiği ancak, dosya kapsamında hesap hareketleri detaylı olarak sunulmamış olduğundan net bir hesaplama yapılamadığı” görüş ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Asıl Dava; davalıya ait kripto borsasında davacının yaptığı işlemler nedeniyle alacak ve tespit davasıdır.
Karşı Dava; davacının yaptığı şüpheli işlemler nedeniyle sebepsiz zenginleşme davasıdır.
... 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında asıl ve karşı davanın yargılamasının yapıldığı, mahkemece asıl ve karşı dava hakkında ... K sayısı ile taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların çözümü için tahkim düzenlenmesi yapıldığını, tahkim düzenlemesinin geçerliliğinde tarafların tacir olup olmadığının bir öneminin bulunmadığını, mahkemeden talep edilen hususun incelenen bu sözleşme kapsamında tahkime bağlı olduğu kanaati ile davalı tarafın tahkim ilk itirazının kabulüne; öncelikle tahkim yoluna başvurulması gerektiği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK nın 116/1-b ve 413/1 maddesi gereğince asıl ve karşı davanın tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince tahkim şartının geçerli olmaması sebebiyle istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 HD sinin ... E.... K sayılı kararı ile ; 2 Temmuz 2024 tarihli RG'de yayınlanarak yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik gereğince ticaret mahkemeleri görevli olduğundan bahisle mahkemenin kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının müvekkiline ait olan platforma üye olmak için imzaladığı kullanıcı sözleşmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözüleceğine dair madde olduğunu belirterek mahkememizin yetkisiz olduğunu davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir. Cevap dilekçesi ekindeki kullanıcı sözleşmesi incelenmesinde soözleşmenin Uyuşmazlıkların Çözümü başlıklı 8. Maddesinde "... tarafından sunulan kripto varlık alım satımı, transfer ve diğer tüm iş ve hizmetlerden kaynaklı talep ve uyuşmazlıklar dahil işbu Sözleşmeʼden veya Platformlarʼın kullanımından doğan tüm uyuşmazlıklar, İstanbul Tahkim Merkezi Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. Tahkim yeri İstanbul/Türkiyeʼdir. Tahkim dili Türkçeʼdir. Uyuşmazlığın esasına Türkiye Cumhuriyeti Hukuku uygulanır.
" yazılı olduğu anlaşılmıştır.
HMK 413/1 maddesinde "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.’’ düzenlemesi yer almaktadır.
Asıl davada, davalının tahkim ilk itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul/Türkiye tahkim yeri ibaresinin bulunduğu, tarafların sözleşmeyi imzalamaları nedeniyle geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunduğu, tahkim şartının tarafları bağladığı kanaati ile asıl davanın tahkim şartı sebebiyle HMK.116/1-b, 413/1.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, söz konusu hükmün yürürlük tarihinin 7155 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 01/01/2019 tarihi olarak belirlendiği "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu, ve 7155 Sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından 6100 Sayılı HMK un 115/son maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, karşı davanın 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü ve HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Asıl davanın tahkim şartı nedeni ile usulden Reddine,
2-Karşı davanın ise arabuluculuk dava şartı nedeni ile usulden Reddine,
3-Asıl dava için, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının davacı Sefa Cesur'dan peşin alınan 179,90 TL den mahsubu ile bakiye 552,1 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-Karşı Dava için; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcı ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.347,4 TL harcın karşı davacı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Asıl dava için; davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.000,00 TL.vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Karşı dava için; davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 5.000,00 TL.vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
6-Asıl ve Karşı davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri)nin davacı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır