Davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti isteminde, ilk işe girişin çıraklık kapsamında değerlendirilmesi ve 18 yaş sınırının sigortalılık başlangıcına etkisi temyizi.
Özet: Davacının 1986da başladığı iddia edilen, ancak 18 yaşını doldurduğu 1989 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti talebinin ilk ve istinaf mahkemelerince kabul edilmesine karşın, davalı kurum kararı eksik inceleme iddiasıyla temyiz etmiştir; Yüksek Mahkeme değerlendirmesinde, sigortalılık başlangıcının tespiti davalarının hizmet tespiti kapsamında ele alınması gerektiği, 506 sayılı Kanuna göre çıraklık döneminin belirli sigorta kolları açısından sigorta başlangıcı sayılmayacağı ve çıraklık ile fiili çalışma arasındaki ayrımın, çıraklık sözleşmesi şartları ve fiili üretime katılım gibi unsurlar dikkate alınarak yapılması gerektiği hususlarına dikkat çekilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1519 E., 2025/1913 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş MahkemesiSAYISI : 2022/251 E., 2025/134 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...'da faaliyet gösteren, ... iş yeri numaralı ...ünvanlı firmaya 01.10.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, fakat bordrosunun mevcut olmamasından dolayı işe giriş tescilinin yapılmadığını, arz ve izah edilen sebeplerden ötürü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı Kuruma 01.10.1986 tarihli işe girişinin tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 10.07.2024 tarihli dilekçesi ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 13.05.1989 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının .... ... sicil no.lu işyerinde 01.10.1986 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespiti ile sigorta başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği 13.05.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 3/II-B, 6., 60. maddenin (G) bendi, 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4., 5., 16. maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesi, 14. maddesi, geçici 4. maddesi hükümleridir.506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5’inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin ... Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, geçici 4. maddesinde ise Kanun'un 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır.Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ..., 1977 Baskı, s;130). 2.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... damper ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.10.1986 işe başlangıç tarihli ilk işe giriş bildirgesi düzenlendiği,o tarihte 13.05.1971 doğumlu davacının 15 yaşında olduğu, davacının ... Merkezinde 30.09.1987-19.09.1990 tarihleri arasında çıraklık eğitimi gördüğünün anılan Eğitim Merkezince Mahkemeye bildirildiği, ancak hangi dalda eğitim gördüğünün bildirilmediği, işyerinin demir doğrama mahiyetli olup 01.06.1985-30.09.1999 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, dinlenen tanıklar işyerinde kamyonlara damper yapıldığını beyan ettikleri,işyerinin dava konusu 1986/3. dönem bordrosunda tek sigortalı olarak ...'nın bildirildiği, bordro tanığı olarak Mahkemeye verdiği beyanda, kendisinin işyerinde ustabaşı olduğu, davacının geldiğinde küçük yaşta olduğunu, kendisine verilen her işi yaptığını, yerleri süpürdüğünü, ortalığı toparladığını, kendisinden istenen aletleri getirip götürdüğünü, davacının herhangi bir meslek okuluna ya da başka bir okula gitmediğini, bilfiil iş yerinde çalıştığını, kendisine verilen her işi yaptığını, davacının üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katıldığı yönünde beyanda bulunduğu, ancak işyerinde yapılan işlerin tam olarak ne olduğu, davacının üretime yönelik hangi işleri yaptığı hususlarını açıklayacak şekilde beyanda bulunmadığı gibi yerleri süpürdüğü,getir-götür işleri yaptığını beyan ettiği öte yandan Mahkemece geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği, anılan bordro tanığı dışında işyerinin 1987 yılı dönem bordrolarında yer alan ...'nun ise beyanında davacının kaynakçı olarak işyerinde çalıştığını beyan ettiği, 1988 yılı dönem bordrolarında yer alan ... (işverenin eşi) ile ...'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, çıraklık eğitimi gördüğünün bildirildiği, böylelikle Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmaktadır.4.Buna göre, Mahkemece, ... Merkezinden davacının hangi dalda çıraklık eğitimi gördüğü hususu sorulmalı, davacınn da beyanı alınarak işyerinin niteliğinin ne olduğu, işyerinde ne iş yapıldığı, kendisinin hangi işleri yaptığı ayrıntılı şekilde beyanı alınarak belirlenmeli, buna göre, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği,yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, bu kapsamda bordro tanığı ... ile ...'nun tekrar beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 5.Kabule göre de, eldeki davada, mahkemece davacının 13.05.1971 doğumlu olduğu, 01.10.1986 tarihinde 15 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 13/05/1989 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, isabetsiz bulunmuştur.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeple,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.