İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari şirket ortağının haksız rekabet ve sadakat yükümlülüğü ihlali gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılması talepli davasının, taraflarca yenilenmediği için işlemden kaldırılması kararı.
Özet: Davacı şirket, %30 pay sahibi davalı ortağını, şirketin ticari sırlarını ve müşteri portföyünü kullanarak eşi adına rakip bir şirket kurarak müşterileri yönlendirmek ve haksız rekabet fiilleriyle şirketi zarara uğratmak suretiyle sadakat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş; davalı ise mobbinge maruz kaldığını, eşinin şirketiyle bir bağlantısı olmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ancak tarafların duruşmaları takip etmemesi ve işlemden kaldırılan davanın yasal süre içinde yenilenmemesi üzerine mahkeme, davayı açılmamış saymıştır.

T.C.

İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/392 Esas
KARAR NO : 2026/104
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 08/06/2021
KARAR TARİHİ : 09/02/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğunu, sermayenin %70'inin ...'e, %30'unun davalıya ait olduğunu, şirketin konteyner deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, davalının uzun süre şirketin ortağı ve müdürü olarak görev yaptığını, davalının ortak ve müdür sıfatıyla edindiği bilgi, müşteri portföyü ve ticari sırları kullanarak eşi ... adına ... unvanlı ve müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket kurduğunu, bu şirketin fiilen davalı tarafından yönetildiğini ve temsil edildiğini, davalının davacı şirkete ait müşteri bilgilerini, fiyatlandırma politikalarını ve iletişim ağını kullanarak müşterileri ...'e yönlendirdiğini, daha düşük fiyat teklifleri sunduğunu, müvekkili şirketin iş planını ve faaliyetlerini engellediğini, davalının navlun hizmeti veren 3.kişi şirketlerle olan ilişkileri kullanarak müvekkili şirket aleyhine fiyat artışlarına yol açtığını, bazı müşteri ve hizmet sağlayıcıların müvekkili şirket ile olan ticari ilişkilerinin bu nedenle zarar gördüğünü, müvekkilinin en az 11 müşterinin ... şirketi ile çalışmaya başladığını, bu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, davalının sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, şirketi zarara uğrattığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri de ileri sürerek davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti ile haklı sebeple davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkette %30 pay sahibi ortak olduğunu ve uzun yıllar şirket müdürü olarak görev yaptığını, şirketin tüm operasyonel işlerinin fiilen kendisi tarafından yürütüldüğünü, müşteri ilişkileri, tahsilatlar, çalışanların sevk ve idaresi ile şirket faaliyetlerinin büyük ölçüde kendi emeği sayesinde sürdürüldüğünü, müvekkiline 2019 yılından itibaren diğer ortak ... tarafından sistematik baskı ve dışlama (mobbing) uygulandığını, şirket hattı ve e-posta adreslerinin kapatıldığını, bilgi alma ve denetim hakkının engellendiğini, müşteriler ve çalışanlar nezdinde itibarsızlaştırıldığını, bu nedenlerle müdürlük görevini fiilen yerine getiremez hâle geldiğini ve baskılara dayanamayarak müdürlükten istifa etmek zorunda kaldığını, davacı tarafın ileri sürdüğü haksız rekabet iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin eşinin kurduğu ... şirketi ile müvekkilinin hiçbir ortaklık, temsil veya fiili bağlantısının bulunmadığını, ...’in tek kurucusunun ve yetkilisinin dava dışı üçüncü kişi ... olduğunu, sırf eş olmanın haksız rekabet sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin müşteri bilgilerini kullandığı müşteri devraldığı veya rekabet yasağını ihlal ettiğine dair somut delil bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için dürüstlük kuralına aykırı, aldatıcı veya rekabeti bozucu somut bir fiilin varlığının gerektiğini, davacı tarafın iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, aynı iddialar nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini, bu durumun iddiaların dayanaksızlığını ortaya koyduğunu, davacı şirketin diğer ortağı tarafından şirket çalışanlarıyla birlikte yeni bir şirket kurulduğunu, şirket araçlarının alındığını, kâr payı dağıtılmadığını ve genel kurul çağrılarının usulsüz yapıldığını, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, ortaklıktan çıkarılmayı gerektirecek haklı bir sebep oluşmadığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri de ileri sürerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalı ortağın davacı şirketten haklı nedenlerle çıkartılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yapılan açık yargılama sırasında 06/11/2025 tarihli duruşma gün ve saatinden davacı tarafın haberdar olmasına karşın duruşmaya gelmediği gibi duruşma saatinden önce mazeret de bildirmediği, davalı tarafın da duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir mazeret bildirmediği, mahkememizce taraflarca takip edilmeyen davanın aynı celse HMK 150. maddesi gereğince yenilenceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından, HMK'nın 150/5.maddesi gereğince aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda Gerekçesi Açıklandığı Üzere;
1-Davanın H.M.K 150.maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile 672,70 TL eksik karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliğiyle karar verildi.09/02/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.