Yargıtay 10. Hukuk Dairesinden bir günlük sigortalılık başlangıç tespiti davasında fiili çalışma koşulunun eksik incelenmesi nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sigortalılık başlangıcının tespiti davasında, yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın somut delillerle kanıtlanması gerektiğini vurgulayarak, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının bir günlük fiili çalışmasını yeterince araştırmadığı, tanık beyanlarındaki çelişkileri gidermediği ve gerçek çalışma ilişkisini kapsamlı bir şekilde incelemediği gerekçesiyle kararı bozmuş, bu tür davalarda sigortalıya kazandıracağı haklar dikkate alınarak daha detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1485 E., 2025/1841 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş MahkemesiSAYISI : 2022/112 E., 2025/74 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının, dava dışı otel işletmesi iş yerinde 05.05.1989 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 05.05.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde, 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli olmadığını, ayrıca aynı Kanun'un 2. ve 6. maddeleri uyarınca hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir şekilde çalışmanın da varlığının şart olduğunu, salt işe giriş bildirgesinin varlığının gerçek ve eylemli çalışmanın kanıtı sayılamayacağını beyanla; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, dava dışı işverene ait 35663 07 sicil numaralı iş yerinde 05.05.1989 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 05.05.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ispatlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79.,108. maddesi hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 05.05.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin 01.07.1985-10.04.1990 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinin 1989/1-3 arası dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği,dava konusu 1989/2. dönemden 14 kişinin bildirilmiş olduğu, işe giriş bildirgesindeki imza üzerinden yapılan imza incelemesinde davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği,davacının sigorta sicil no.sunun 1989 yılı serisinden olduğu, jandarma marifetiyle komşu işyeri araştırması yapıldığı ve komşu olarak belirlenen ...'nın da dinlendiği, dinlenen bordro tanıklarının bir kısmının davacının çalışma iddası olan tarihten sonra işe girişlerinin olduğu, bir kısmının ise tanımadığı, davacı tanıklarının ise dava konusu dönemde çalışmalarının olmadığı, daha fazla bordro tanığı dinlenmesi gerekirken mahkemece anılan davacı tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacının çalışma iddiasında bulunduğu tarihi de içerecek şekilde dava dışı işyerinden bildirimi olan daha fazla sayıda bordro tanığı dinlenmeli, bordro tanık beyanlarının yetersiz kalması halinde dava konusu dönemde komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları belediye, SGK ve vergi dairesi nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri tespit edilemediği takdirde taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler sorulmak suretiyle bu tanıkların da sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.