Bozma sonrası yeniden incelenen sigorta başlangıcı tespiti davasında, fiili çalışmanın tanık beyanlarına rağmen işe giriş bildirgesi ve resen kurum kayıtlarıyla kabulü.
Özet: Davacının 25.08.1990 tarihli sigorta başlangıç ve bir günlük hizmet tespit talebini ilk derece mahkemesi, sigorta giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinin tescilli olması gerekçesiyle kabul etse de, Yargıtayın önceki bozma kararında vurguladığı üzere, sigortalılık için sadece bildirge değil, fiili çalışmanın da komşu işyerleri ve çalışanlarından somut delillerle ispatlanması gerektiği, bu gerekliliğe rağmen tanıkların davacıyı veya işyerini tanımamasına karşın kararın yeniden kabul yönünde olması nedeniyle uyuşmazlığın fiili çalışmanın yeterince ispatlanamamasına dayandığı anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/176 E., 2025/130 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalı Kurumda ... işyeri sicil numarası ile kayıtlı, ... ünvanlı, işyerine girdiğini, işveren, müvekkilin 25.08.1990 tarihinde ki sigortalı işe ilk giriş bildirgesini Kuruma verdiğini, fakat dönem bordroları ile primlerini yatırmadığından müvekkilinin 1990 yılına ait sigortalı hizmeti dökümanlarda gözükmediğini, belirterek 25.08.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun ve (1) gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının Kurum bölgesi dahilinde ... unvanlı iş yerinde çalışmasına rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarında davacıyla ilgili işe giriş bildirgesinin mevcut olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığa Kurumun sebebiyet vermediğinden hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının Kuruma ... sicil numarası ile kayıtlı işyerinde 25.08.1990 tarihinde 1 gün işçi olarak çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 25.08.1990 olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA KARARIA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2023tarihli kararı ile "...Mahkemece, işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerleri vergi dairesi, belediye ve SGK’dan re'sen araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. bozma ilamı doğrultusunda, ilgili vergi dairesine, belediyeye ve SGK'ya yazı yazılarak, davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen işyerine 25.08.1990 tarihinde komşu olan iş yerlerinin, komşu iş yerleri sahip ve çalışanlarının tespitinin istenildiği, vergi dairesinden, SGK'dan Kurum işlem evraklarının celp edilerek dosyaya eklendiği, tespit edilen tanıkların dinlendiği, her ne kadar bozma sonrası dinlenen tanıklar beyanlarında davacıyı ve dava dışı işyerini tanımadıklarını beyan etmiş ise de davacının 25/08/1990 tarihinde işe alındığını gösterir ve yasal süre içinde Kuruma intikal ettirildiği anlaşılan sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin varlığı, işe giriş bildirgesinin Kurum tarafından re'sen düzenlendiği, dava dışı işveren ...'a ait işyerinin de denetmen raporuna istinaden 25.08.1990 tarihinde tescil edilerek kanun kapsamına alındığı, kanun kapsamından çıkış tarihinin ise 21.10.1990 tarihi olduğu, kısa bir süre faaliyette bulunduğu, ancak davacının işe giriş bildirgesi tarihinin ve iş yerinin tescil tarihinin aynı tarihli olması dikkate alındığında, her iki işlemin de denetmen raporuna istinaden Kurum tarafından resen yapıldığı dikkate alınarak, davacının dava dışı işyerinde 25.08.1990 tarihinde fiilen çalıştığı kanaatine varılmış olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı iş yerinde 25.08.1990 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 25.08.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Yasalar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamada,mobilya satışı mahiyetli dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerine komşu işyeri araştırmasının geniş çaplı olarak yapıldığı, bu kapsamda SGK tarafından komşu işyeri olarak ..., ... ve ... ünvanlı olmak üzere 3 komşu işyerinin bildirilmiş olduğu, ... apartmanı malikleri arasından ... ile diğer komşu işyerlerinden ...'un dinlendiği, her iki tanığın da davacıyı tanımadığı, diğer komşu işyeri olarak bildirilen ...'ın dinlenmediği, Mahkemece bozma öncesi dinlenen davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.3.Buna göre, Mahkemece, SGK tarafından komşu işyeri olarak bildirilen ...'ın da beyanı alınmalı, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın dava konusu dönemde dava konusu işyerinin çaprazındaki evde ikamet ettiği yönündeki beyanının denetlenmesini teminen bu tanığın ilgili Nüfus Müdürlüğünden, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgiler celbedilmeli, komşu tanık beyanlarının yetersiz kalması yada komşu olmadıklarının anlaşılması halinde ,tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARARAçıklanan sebeple,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.