2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmazın bedelinin tespiti ve tescili davasında değerleme, vekalet ücreti ve ödeme koşullarına ilişkin temyiz itirazları.
Özet: Bu kamulaştırma davasında, ilk derece mahkemesinin belirli bir taşınmaz için belirlediği kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin kararının, bilirkişi raporundaki değerleme esasları ve kapitalizasyon oranının uygun bulunması nedeniyle esasen onandığı, ancak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda hatalı olduğu ve kamulaştırma bedelinin ödenme şekline ilişkin ilgili kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla değişen hükmünün dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/416 Esas, 2016/61 Karar KARAR: Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun'un) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalılardan ... vekilleri ile ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece belirlenen kıymet takdirinin düşük olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kamulaştırma bedeli belirlenirken mülkiyet hakkının ihlali ve taşınmaz sahibinin uğradığı maddi manevi zararların dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değeri tespit edilirken Mahkemece hükme esas alınan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın değerinin belirlenmesine esas olan ilkelere aykırı hareket edildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararında, karar tarihinden sonra faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesi gerekirken Mahkemece kararın kesinleşmesine müteakip ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın metrekare bedelinin düşük hesaplandığını, hesaplama yapılırken 2015 yılı verilerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Konya ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 15 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilmesi yerindedir.3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekili ve ...'ın aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.6. Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.20 20... /104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak kamulaştırma bedeline Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi ve derhal ödemeye ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı ... vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;a) Ödemeye ilişkin (4) ve (5) numaralı bentlerinde yer alan "kararın kesinleşmesine müteakip ödenmesine," cümlelerinin çıkarılması, yerine "işlemiş nemaları ile birlikte hak sahiplerine derhâl ödenmesine" ibaresinin yazılması, b) Faize ilişkin (6) numaralı bentte yer alan " 13/12/2014 tarihinden itibaren 05/02/2016 karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ''13.12.2014 tarihinden itibaren Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin karar tarihi olan 27.10.2025 tarihine kadar'' ibaresinin yazılması,c) Davacı idare lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin (9) numaralı bendinin tamamen çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... ve ...'dan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.