İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında icra takibine itirazın iptali ve bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Davacı otel işletmecisi, aracı davalı online rezervasyon platformu ile imzaladığı komisyonculuk sözleşmesi kapsamında davalının tahsil ettiği ancak kendisine ödemediği konaklama bedellerinden kaynaklanan alacakları için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ederken, davalı ise muaccel bir borcun olmadığını, kendisinin de davacıdan komisyon alacakları bulunduğunu ve takas-mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş; bilirkişi raporu, icra takibinin yerinde olduğuna karar verilmesi halinde davacının asıl alacak, temerrüt faizi ve icra inkar tazminatına hak kazandığını belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/358 Esas
KARAR NO : 2026/107
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında komisyonculuk sözleşmesi uyarınca faturalar kesilmiş ve cari hesaplar tutulduğunu, davacının davalıdan faturalar uyarınca 137.846,68 TL asıl alacak ve 10.514,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 148.360,79 TL alacaklı olduğu sabit olduğunu, her ne kadar davalı tarafından bu tutarların ödeneceği ifade edilmiş ise de ödeme de yapılmadığını, davacı şirketin davalı yanın kötüniyetli olduğunu görmesi akabinde ... 30. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalı yan borçlu olduğunu bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; davalının haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin yasal faiziyle birlikte devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 12/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmamış ve muaccel bir borç da bulunmadığını, ayrıca davalı şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talepleri bulunduğunu, davalının alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 30.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, sicil kayıtları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
17/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davalının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Sayın Mahkemece davacının ... 30. İcra Dairesi'nin...E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ...Şti Davalı ... A.Ş’den 137.846,68 TL Asıl Alacak, 11.511,14 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 149.357,82 TL ALACAKLI olduğu, davacın davalıdan 27.569,34 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasında 06.02.2019 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince aracı şirket olan davalı tarafından davacıya ait otel rezervasyonlarının yapıldığı ve konaklama ücretinin davalı yanca tahsil edilerek belirli aralıklarla sözleşme kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı, davalı yanca konaklama bedellerinin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacı yanca icra takibi başlatıldığı, davalı yanca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda borçlu olmadığı beyanında bulunmuş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde davacı yanca faturaların sözleşmeye aykırı olarak hazırlandığı ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki karşılığı hizmetin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir.
17/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında, Türk Borçlar Kanunu’nun 520 ve devamı maddeleri kapsamında simsarlık sözleşmesine dayalı bir ticari ilişki bulunduğu, Taraflar arasındaki Sözleşme’nin 5.3 maddesi uyarınca, komisyon alacağının ...’e ait olduğu, komisyon bedelini ödeme yükümlülüğünün ise konaklama tesisine (davacıya) ait olduğu açıkça düzenlendiği, Sözleşmenin 6.4.2 maddesinde, ... üzerinden yapılan rezervasyonlara ilişkin tahsilatların doğrudan doğruya misafirden tesis tarafından yapılacağı, tesisin bu hususta hiçbir koşulda ...’den herhangi bir tahsilat talebinde bulunamayacağı açık ve kesin şekilde hüküm altına alındığı, bu Sözleşme hükümleri karşısında, davacı tarafından davalı tarafa yöneltilen talebin komisyon alacağına dayanması hâlinde sözleşmenin açık hükümleriyle bağdaşmadığı, Sonuç olarak, davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın, taraflar arasındaki Sözleşme’nin açık hükümleri karşısında hukuki dayanağının bulunup bulunmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Davacıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalıya ait yasal defterlerin Elektronik ortamda tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış beratlarının Vergi Usul Kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, Davalının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir. Sayın Mahkemece davacının ... 30. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde; Davacı ... Şti Davalı ...A.Ş’den 137.846,68 TL Asıl Alacak, 11.511,14 TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 149.357,82 TL ALACAKLI olduğu, davacın davalıdan 27.569,34 TL İcra İnkar Tazminatı Alacağı olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur.
Taraflar arasında, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için anlaşıldığı, bu sözleşmenin dijital ortamda kabul edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın davacının sözleşme gereği alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık kapsamında davacı yanca sahibi olduğu otelde konaklama hizmetinin verildiği sabit olmakla, davalının sözleme gereğince alacağı komisyonu düşerek konaklama bedelinin davacıya ödemesi gerekmektedir. Zira otel konaklamasında davacının tahsil hakkı olmayıp ücretin davalının internet sitesi üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda konaklama hizmeti sonrasında davacının cari hesap ve faturalara konu alacağını alamadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü gerekmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılan bu hususlara Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı yanca davalı yan temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin de reddi gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 137.846,68 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihi olan 14.01.2025 itibaren işleyecek adi kanuni faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faiz istemin reddine,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 137.846,68 TL alacağın %20'si olan 27.569,34 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 9.416,30 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 1.791,84- TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.624,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.791,84 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.514,11 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.274,00 TL'sinin davalıdan 326,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 117,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.820,40 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 15.628,36 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır