Temyiz aşamasında sanığın vefat etmesi üzerine icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtayca bozulup kamu davasının düşürülmesi.
Özet: Yerel mahkemece görevi kötüye kullanma suçundan mahkum edilen sanığın, hükümden sonra ancak temyiz aşamasında resmi kayıtlarla doğrulanan vefatı nedeniyle, Yargıtay ilgili dairesi, Ceza Genel Kurulu içtihadına uygun olarak ve olayda müsadereye tabi eşya veya maddi menfaatler hakkında ayrıca karar verilmesini gerektiren ya da sanığın ölmediğine dair şüphe uyandıran bir durumun bulunmadığını tespit ederek, yerel mahkemenin mahkumiyet kararını bozmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/117 Esas, 2018/511 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere: “Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hâllerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin,b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hâllerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hâllerinde, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir.”Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.07.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından;Açıklanan nedenle; sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17.07.2025 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/1 ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. madde ve fıkraları uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.11.2025 tarihinde karar verildi.