Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanığın yokluğunda verilen hükmü, duruşmada hazır bulunma ve savunma hakkı kısıtlaması nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onayan istinaf kararını, sanığın başka bir suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olmasına ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmamasına rağmen bizzat duruşmada hazır bulundurulmayarak yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Anayasadaki adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/504 E., 2022/884 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delilin bulunmadığına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇEKararın verildiği tarihte aynı yargı çevresinde bulunan ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Correia de Matos/Portekiz, No: 48188/99, 15.11.2001; Foucher/Fransa, No: 22209/93, 18.03.1997, P. 36) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.