Yargıtay 4. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin gerekçesiz kararı ile hakaret suçunda kaba sözlerin cezayı gerektirmemesi gerektiğini belirterek istinaf kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını bozmuştur; zira hem ilk derece mahkemesinin önceki karara yollama yaparak yetersiz gerekçe ile hüküm kurduğunu tespit etmiş, hem de sanığın katılan hakkında sarf ettiği sözlerin sadece kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olup, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/690 E., 2023/1150 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, suça konu eylemin katılanın yerine getirdiği görev ile ilgili olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 2 23... . maddelerine aykırı davranılması, 2.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana söylediği iddia edilen sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçelerle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.