Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında, kayyum atanan şirketin kaçak elektrik kullanım bedeline itirazı ve bilirkişi raporuyla gerçek borcun tespiti.
Özet: TMSF tarafından kayyım atanan bir şirketin, elektrik dağıtım şirketinin tespit ettiği usulsüz elektrik kullanım bedelinin fahiş olduğu, fabrikanın kapalı kaldığı dönemleri de kapsayan hatalı bir hesaplamayla belirlendiği ve şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında, davalı şirket kaçak kullanımın ve tahakkukun mevzuata uygunluğunu savunurken, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla toplam kaçak elektrik kullanım bedelinin 112.612,11 TL olduğu tespit edilmiştir.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/890 Esas - 2018/716

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/890
KARAR NO : 2018/716
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 15/11/2017
KARAR TARİHİ : 24/10/2018
KARAR YAZIM T. : 02/11/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 13/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık bürosunun 29/09/2016 tarih 2016/4312 sayılı soruşturma kapsamında, Çarşamba Sulh Ceza Hakimliği'nin 30/09/2016 tarih 2016/1632 D.İş sayılı kararı ile davacı şirketin yetkilisi ...'ın şirket paylarının temsil ve yetkilerinin dolayısıyla yönetim organının yetkilerinin tümüyle devlet tarafından yönetimi için TMSF'nun kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, davacı şirketin sahibinin tutuklanmasının ardından fabrikada işlerin durduğunu ve fabrikanın iş yapamaz hale geldiğini, 2016 Aralık ayının sonuna kadar yaklaşık 4 ay boyunca gayri faal durumda olan fabrikanın 2017 yılının Ocak ayı itibari ile çalışmaya başladığını, davalı kurumun yetkilileri tarafından 06/07/2017 tarihli tutanak ile davacı şirkette kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve buna ilişkin belgelerin hazırlanarak Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, 2017/4111 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davacı şirkete TMSF'nin kayyım olarak atanması, devlet kurumu tarafından yönetilmesi, Yedaş tarafından yasıl olmayan ve kötü niyetli ceza miktarının bu şekilde ödenmek zorunda oluşu açıkça şirketi zarara uğrattığını ve mağduriyete neden olduğunu, kurumun kötü niyetli olduğunu, usulsüz kullanım bedeli belirlenirken fabrikanın çalışmadığı dönemlerinde hesaplamalara dahil edildiğini, daha sonra itirazları üzerine bir kısım indirimlerin yapıldığını ve fabrikanın çalışma kapasitesi ve gerçek kullanım bedeli belirlenmeden cezai işlemin uygulandığını beyanla, davacı şirkete TMSF'nun kayyım olarak atanması ve 690 sayılı KHK gereğince harçtan muaf tutulmalarını, bilirkişi incelemesi ile gerçek cezai bedelin tespit ettirilerek, kalan kısım için borçlu olmadıklarının tespitini, davacı tarafından ödenen fazla bedelin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 23/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; HMK 114/h düzenlenmesinde yer alan hukuki yarar şartını ve iyi niyet ilkesini taşımayan davanın reddini, yine zamanaşımı, görev ve yetki itirazları çerçevesinde davanın usulden reddini, davalı şirket ekiplerince yapılan rutin kontrollerde davacı işyerinde kaçak enerji tüketimi yapıldığı tespit edildiğini, 06/07/2017 tarihli ve 014333 numaralı kaçak/usulsüz elektrik tespit ve mühürleme tutanağı tanzim edildiğini, kaçak enerji kullanımının tespiti üzerine davalı şirketçe davacı işyerine kaçak enerji kullanımı karşılığı bedelin ödenmesi için ilgili mezuatın öngördüğü şekilde tahakkuk yapılarak 07/07/2017 tarihli 076492 ve ... numaralı toplam bedeli 170.809,24 TL olan faturaların tanzim edildiğini, itiraz üzerine davalı şirket yetkili komisyonu tarafından itirazın kabul gördüğünü ve faturaların yeniden düzenlendiğini, her ne kadar davacı yetkilileri tarafından kaçak kullanıma ilişkin tüketim miktarına itiraz edilmiş ise ve itiraz yazısında firma faaliyetleri kayyuma devir tarihi öncesi ve sonrası olarak ayrıştırılmış ise de 14/12/2016 olan kaçak tüketim başlangıç tarihinin 01/10/2016 tarihi olan kayyum atamasından sonra gerçekleştirilmiş olduğu ve bu anlamda davacı şirketin idaresini üstlenmiş olan yetkililerin üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediklerini ve bu anlamda sorumluluklarını gerektiği gibi yerine getirmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde yapılandırma başvuru dilekçesi suretini, Yedaş ile imzalanan taksitlendirme protokolü suretini, taksit ödeme dekont suretlerini, ... kaçak usulsüz elektrik tespit tutanakları suretini, Ticaret Sicil Gazetesi suretini ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde, kaçak elektrik tespit ve mühürleme tutanağı suretini, fotoğraf çıktılarını, fatura suretlerini, sayaç hafıza bilgileri dökümü suretini sunmuştur.
... davacı şirkete ait sayacın hafıza raporu celp edilmiş, davacı vekili 13/08/2018 tarihli dilekçesinde daha önce dava dilekçesinde sunulan makbuzların davayla ilgisinin olmadığını beyan etmiş ve makbuz, dekont örnekleri sunmuştur.
Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ...'dan 04/06/2018 tarihli rapor alınmış, raporda 06/07/2017 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ait kaçak elektrik tüketim bedelinin 5.985,46 TL kaçak elektrik ek tüketim bedelinin ise 106.626,65 TL olmak üzere toplam bedelin 112.612,11 TL olduğu tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz etmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanım sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile istirdat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davacı şirket adresinde yapılan inceleme sonucu 06/07/2017 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit ve mühürleme tutanağının tanzim edildiği ve sonuç olarak davacıya ... seri numaralı faturanın tahakkuk ettirildiği davacının ise fatura bedeli kadar borçlu olmadığını iddia ederek iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava niteliği itibari ile menfi tespite ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olup, davacı bu ticari ilişki sebebiyle tahakkuk ettirilen fatura bedeli kadar borçlu olmadığını iddia ettiğine göre davalının fatura bedeli kadar davacının borçlu olduğunu kendisinin alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı şirket tarafından davacı işyerinde yapılan kontrolde 06/07/2017 tarih ... nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit mühürleme tutanağı tanzim edilmiştir. Tutanaktan, sayacın Makel marka 2014 model ve mühürsüz olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca tutanağa göre sayacın klmens kapağı açılarak 1. ve 2. akım uçlarının izole edilmek suretiyle bu kısımların endeks kayıt etmesi engellenmiştir. Bu durumda, elektrik tüketimi kayıt altına alınamayacağından kaçak kullanımın kabulü gerekmektedir. Öte yandan, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalı kurum tarafından 14/03/2018 tarihli yazı ekinde sunulan elektronik elektrik sayacı hafıza döküm bilgileri incelendiğinde klmens kapağı açılmaları başlıklı kısım altında sayacın klmens kapağının 14/12/2016 tarihinde açıldığı görülmektedir. Böylece kaçak elektrik tespit tutanağındaki, kaçak kullanıma ilişkin maddi vakıanın sabit olduğu kanaatine varılmıştır. Kaldı ki davacı tarafın kaçak elektrik tespit tutanağına açıkça bir itirazı da mevcut değildir.
Kaçak elektrik bedelinin tespiti için elektrik - elektronik mühendisi bilirkişiden 04/06/2018 tarihli rapor alınmıştır. Alınan raporda, kaçak kullanım şeklinin harici hat olarak değil şönt olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle kaçak kullanımın en fazla 90 gün olarak tespit edilebileceği, tutanak tarihi olan 06/07/2017 tarihinden önceki son işlem tarihi olan 01/07/2017 tarihi arasında 6 günlük kaçak elektrik kullanımı olduğundan bahisle bu süre aralığında kaçak tüketim hesabı EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 28. maddesine uygun olarak yapılarak bu dönemdeki kullanım miktarı 5.985,46 TL olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıca kaçak başlangıcı ile kaçak elektrik tespit tutanağı arasında ek tüketim yapılması gerektiği kaçak kullanım başlangıcının 14/06/2016 tarihli olduğu tespit edilerek yukarıda belirtilen yönetmelik hükmüne göre kaçak elektrik ek tüketim hesabı 106.626,65 TL olarak ve toplam bedelde 112.612,11 TL olarak belirlenmiştir. Rapor bir bütün olarak incelendiğinden mevzuat hükümlerine uygun, dosyadaki delillerle uyumlu, hüküm kurmaya elverişli, yasal ve yeterli kabul edilmiş, rapora davacı tarafın itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile davalı kurumun, davacının itirazının kabulü ile kaçak ek tüketimin başlangıç tarihi olarak 14/12/2016 tarihini aldığı, 18/07/2017 tarihli komisyon kararı ve bu karara göre hazırlanan 20/07/2017 tarihli ... nolu faturayla birebir örtüşme olması sebebiyle davalının, davacının borçlu olduğu miktarı ispatladığı sonucuna varılmıştır.
Davacının, iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davanın niteliğine, dava tarihine göre zamanaşımının gerçekleşmediği, tarafların tacir olmasına ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olmasına göre ticari dava niteliğinde olup, Mahkememizin görevli olduğu ve davalının yerleşim yerinde açıldığı anlaşılmakla, davalı tarafın usuli itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Çarşamba CBS'nın 2017/4111 hazırlık sayılı dosyasının henüz devam ettiği, Mahkememizce verilen kararın niteliğine göre sonucunun beklenmesinin davaya etkisi olmayacağı anlaşılmış olmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacının harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına.
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.
5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
6.Davalı tarafından yapılan 3,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
7.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair, karar taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi.24/10/2018
Katip...
Hakim ...