İşe giriş bildirgesi ve tanık beyanlarıyla sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin davada, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinin işçiye yüklenemeyeceği gerekçesiyle istinaf kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı tarafından, davalı işverence işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen dönem bordrosunda ismi bulunmaması nedeniyle hizmetlerinin kazandırılamadığı gerekçesiyle sigortalılık başlangıç tarihinin 07.08.2000 olduğunun tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; davalıların hak düşürücü süre itirazı ve çalışma olgusunun ispatlanamadığı yönündeki savunmalarına rağmen bölge adliye mahkemesi, işe giriş bildirgesi, sicil numarası verilmesi, tanık beyanları ve işveren ile kurumun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararını uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; nihayetinde temyiz edilen bu karar, usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/13929 E.  ,  2025/14873 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/458 E., 2025/1239 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/197 E., 2023/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı şirkette 07.08.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girişinin yasal süresi içerisinde Kuruma bildirildiğini ancak dönem bordrosunda ismi bulunmadığı gerekçesiyle davacıya hizmet kazandırılmadığını ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 07/08/2000 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davalı işveren tarafından 07.08.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, ancak dönem bordrosuna rastlanılmadığından davacıya hizmet kazandırılamadığını, işe giriş bildirgesinin tek başına hizmet akdinin varlığına delil teşkil etmediğini, çalışma olgusunun kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ile davacının davacının davalı şirket nezdinde 07.08.2000’de hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 07.08.2000 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...yapılan yargılama sonucu toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmesi, Kurumun da bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sicil numarası vermesi ve davacının daha sonraki hizmetlerinin de yine bu sicil numarası ile kayıt altına alınması, davacının tespiti istenen tarihte fiili olarak çalıştığının; bordro tanıklarının beyanları ile de doğrulanması, işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir gün çalışıldığına karine teşkil etmesi, işverenin üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmeyerek aylık bildirgeleri ve dönem bordrolarını Kuruma vermemesinde veya bunlarda davacının adına yer vermemesinde davacının herhangi bir kusuru bulunmaması ve bu gerekçelerle davacıyı anayasa ile güvence altına alınmış olan sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devletinin ilkeleriyle bağdaşmaması, esasen davalı Kurumun da kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin ortada bulunması, iddianın aksinin yani davacının çalışmadığının da kanıtlanamaması karşısında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne kararda verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, tanık beyanlarının objektiflikten uzak, yanlı ve çelişkili olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davalı işveren tarafından 07.08.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, ancak dönem bordrosuna rastlanılmadığından davacıya hizmet kazandırılamadığını, işe giriş bildirgesinin tek başına hizmet akdinin varlığına delil teşkil etmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.