Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 506 Sayılı Kanunun 60/g Maddesi Kapsamında 18 Yaş Kuralı ve 1 Günlük Fiili Çalışma ile Sigortalılık Başlangıcı Tespiti Uyuşmazlığına İlişkin Kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının 1990 yılında bir günlük sigortalı çalışmasının ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebiyle açtığı davaya ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini ve tanık beyanlarını esas alarak 1990 yılındaki fiili çalışmayı tespit etmiş, ancak yürürlükteki yasa gereği sigortalılık başlangıç tarihini davacının 18 yaşını doldurduğu 1992 yılı olarak belirlemiştir. Davacı, sigortalılık başlangıcının bildirge tarihine göre esas alınmasını, davalı kurum ise davanın reddini talep ederek temyize gitmiştir. Uyuşmazlık, 18 yaşından önce başlayan sigortalılıkta sürenin 18 yaşını doldurma tarihi itibarıyla kabul edileceğine dair kanuni hüküm çerçevesinde değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/996 E., 2025/1261 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş MahkemesiSAYISI : 2024/148 E., 2025/11 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 10.06.1990 tarihli bildirgeye göre müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 10.06.1990 olduğunun ve bu tarih itibarıyla 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalı taraf davacının anılan tarihte çalıştığına dair iddiasını kabul etmemiş ise de; davalı işveren tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarında yer aldığı, beyanları alınan bir kısım bordro tanıklarının davacının davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettikleri göz önüne alındığında 03.05.1996 tarihli işe giriş bildirgesinin fiili çalışmaya dayandığını kabul etmek gerekmektedir. Davacının doğum tarihi 01.10.19 70... .05.1996 tarihinde 18 yaşından büyük olduğu, tespite engel olacak şekilde başka iş yerinden bildiriminin olmadığı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş.." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince sigortalılık başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1992 tarihi olduğunun, Kurumca yapılan res'en tescil işlemi nedeniyle dava dışı .... sicil sayılı iş yerinde 10.06.1990 tarihi itibarıyla 1 gün çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde, davada kabul kararının 10.06.1990 tarihli bildirgeye dayalı verildiği, bu bildirge dışında talep olmadığı sadece başlangıç tespiti talep edilen tarihte sadece 18 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verilmesinin emsal içtihatlara ve dosya kapsamına aykırı olduğu, bildirge tarihinde 18 yaşını doldurmaması halinde 25 yıllık sigortalılık 18 yaşını doldurduğu tarih itibariyle başlayacağından başlangıcının bildirge tarihi esas alınarak 60/g bendine göre 18 yaşını doldurduğu tarih olarak verildiği, yaş hesabının ise adına ilk prim ödeme tarihi olan 10.06.1990 esas alınacak olup bu tarih itibariyle prim ödeme gün sayısına dahil olması gerektiğini belirterek belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, dosyada muğlak tanık beyanları dışında başkaca delil bulunmadığı, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerde davacının çalışma yaptığını gösterir somut bir delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğu, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, işe giriş bildirgesinin varlığının tek başına çalışma iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığını, Kurum kayıtlarının hukuka uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. 3.Eldeki davada, Mahkemece 10.06.1990 tarihli işe giriş bildirgesi gözönüne alınarak verilen davanın kabulü kararı yerinde olmakla birlikte; davacının 01.01.1974 doğumlu olduğu, tespitine karar verilen 10.06.1990 tarihinde 16 yaşında olduğu, buna göre davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1992 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.4.Ayrıca davacı her ne kadar 10.06.1990 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti isteminde bulunmuş ve Mahkemece 10.06.1990 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının tespitine ancak sigorta başlangıcı yönünden ise 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1992 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitine karar verilmişse de bu husus 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesi gereği olduğundan yani yasal hükmün uygulaması gereği olduğundan davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilerek davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.5. Ne var ki hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARAR1.Davacı vekili ve Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Taraf vekillerinin Kurumun temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden "kısmen kabulü" ibaresi silinerek, yerine "davanın kabulü" ibaresinin yazılmasına, hükmün 1. bendi silinerek yerine; "Davanın kabulü ile davacının dava dışı .... sicil numaralı iş yerinde 10.06.1990 tarihinde bir gün çalıştığının, sigorta başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği, 01.01.1992 tarihi olduğunun tespiti ile 1 günlük çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenilmesine,b-(2) ve (7) no.lu bendlerin tamamen silinerek hükümden çıkarılmasına,c-(5) no.lu bendin silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan 850 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.