Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası otoyolda hasar gören otokorkulukların tamiri için bir şirketin haksız fiil nedeniyle davalılardan talep ettiği tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, bir trafik kazası sonucu otoyol bariyerlerinde meydana gelen 47.055,59 TL tutarındaki hasarın tazmini için açtığı davada, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, araç sahibinin kusursuz sorumlu olduğunu ve sigorta şirketinin poliçe kapsamında müteselsilen sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte zararın davalılardan tahsilini talep ederken; davalı taraf ise zamanaşımı itirazında bulunmuş, kusur tespiti için bilirkişi incelemesi gerektiğini, davacının hasar tespit tutanaklarının tek taraflı ve yetersiz olduğunu, sunulan maliyetlerin tahmini ve belirsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/140 Esas - 2025/38
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/140 EsasKARAR NO : 2025/38T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 23/02/2024KARAR TARİHİ : 29/01/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ... .... .... plakalı araç davalı ... .... .... 'nin sevk ve idaresinde Otoyol'un İstanbul istikametine doğru seyir halindeyken Manisa, Kırkağaç, Bakır mevki (3024500 km) civarına geldiğinde direksiyon hakimiyeti kaybederek 35 BBK 237 plakalı tıra arkadan çarptığını, kazanın etkisi ile araçlar savrularak otokorkuluklara çarptığını, kaza akabinde olay yerine polis ekipleri ve jandarma ekipleri geldiğini, kazada araç sürücüsü/ yolcu yaralandığı için düzenlenen tutanak müvekkil şirket görevlileri ile paylaşılmadığını, bu nedenle .... .... .... plakalı araçların 14.09.2022 tarihinde karıştıkları kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağının Manisa Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden ve Manisa İl Jandarma Komutanlığından celbini talep ettiklerini, kaza akabinde olay yerine giden otoyol görevlileri tarafından hasar tespiti yapıldığını, düzenlenen hasar/olay tespit tutanağının sunulduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin fotoğraflar ise paylaşıldığını, kaza anını gösterir kamera görüntüleri işbu davanın açılışını takiben USB bellek içerisinde mahkemeye sunulacağını, davaya konu kaza neticesinde müvekkil şirket nezdinde 28 metre (7 boy) otokorkuluk hasarı meydana geldiğini, kaza nedeniyle hasar gören otokorkulukların Karayolları Teknik Şartnamesi ve Karayolları Bakım El Kitabında belirtilen esaslar doğrultusunda onarımı için; 28 metre ray (7 adet ray), 21 adet dikme, 21 adet takoz (480 mm), 28 metre gergi kuşağı (7 adet gergi kuşağı) otokorkuluk malzemeleri ile bağlantı ve montajının yapılması gerektiği tespit edildiğini, onarımın belirtilen şekilde yapılması gerektiği hususunun müvekkil şirket ve Kamu Özel Sektör Bölge Müdürlüğü (“KÖSOBM”) yetkilileri tarafından hazırlanıp imza altına alınan “Otokorkuluk Hasar Tutanağı” ile tespit edildiğini, Müvekkil şirketçe tespitler doğrultusunda onarımların gerçekleştirildiğini, KÖSOBM otokorkuluk hasar tutanağında yer aldığını, hasar nedeni ile müvekkili şirket nezdinde oluşan zararın 47.055,59 TL olduğu tespit edildiğini, değişimi gereken malzemelere ve yapılması gereken işlemlere ilişkin olarak düzenlenen maliyet hesap cetveli sunulduğunu, dava ile tazmini talep edilen hasarın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sürücünün kusuru oranında, davalı araç sahibinin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin ise ZMMS poliçesi ve poliçe limitleri kapsamında meydana gelen zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 47.055,59 TL'nin müvekkil şirket zararının kaza tarihi olan 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalılardan ...vekili cevap dilekçesinde, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, dava dosyası açısından, söz konusu trafik kazasına ilişkin, hiçbir şekilde kusur ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir bilirkişi incelemesi yapılarak kusur tayini yönünden belirleme yapılmasının gerektiğini, bu aşamaya kadar hiçbir bilirkişi raporu bulunmadığını ve kusur yönünden değerlendirme yapılmadığını, gerçekleşen trafik kazası ile ilgili olarak araçlar arasında bir kusur tayini ve buna bağlı olarak oluşmuş bir kanaat dahi yokken, yalnızca davalı müvekkil üzerinden bir tazminat tayini yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin karışmış olduğu trafik kazası ile ilgili her ne kadar davacı tarafça sunulmuş bir tutanak olsa da bu tutanak da trafik kazasına ilişkin olmayıp, kazaya karışan tarafların olay yerinden ayrılmasından sonra davacı şirket çalışanı tarafından tutulmuş tek taraflı bir tutanak olduğunu, söz konusu tutanağın dosya açısından yeterli olmadığı gibi, dosyada davalıdan müvekkili ve diğer davalı sigorta şirketinden talep edilen bedel tutar yaklaşık bir hesaba ilişkin olup niteliğinin taraflarınca anlaşılamadığını, söz konusu dosyaya taraflarınca sunulan vekaletname akabinde yapılan vekil kaydı sebebiyle haberdar olduklarını, davalının asil müvekkile tebligat ekinde gönderilmeyen, dava dilekçesi eklerinde bulunan yaklaşık maliyet hesap cetveli adı altında tahmini bedeller ile sıralanan tadilata yönelik malzemelerin ne şekilde ve ne zaman kullanıldığı dahi belirli olmadığını, davacı şirket tarafından söz konusu otoyol korkuluk ve bilimum hasar tadilatının nasıl ve hangi tarihte yapıldığı yahut hiç yapılıp yapılmadığı dahi belirsiz durumda olduğunu, bu sebeple de söz konusu davaya ilişkin yer alan davacı taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sayın mahkemece tüm bu hasarın öncelikli olarak gerekirse keşif yapılması yolu ile de tespitine, daha sonra da bu keşif ile tespit olunan hasarların ve buna ilişkin bedellerin atanacak bir bilirkişi ile tespitinin gerektiğini, davacı tarafından hangi tarihte tadilat, tamirat yapıldığı gerçekte bu işlemler için nasıl bir ödeme yapıldığının faturalandırılmadığını, fatura bulunmakta ise de dava dosyasına bu hususun eklenmesinin gerektiğini, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet mahkemece esasa ilişkin bir değerlendirme yapılacaksa da hasara ilişkin bedelin kaza tarihindeki fiyatlandırmalar ile hesaplanmasının gerektiğini ve davacının geç başvuruları nedeniyle doğabilecek enflasyona bağlı farkların taraflarına yansıtılmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Davalılardan Ouick Sıgorla A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortasının bir tür sorumluluk sigortası olduğunu, zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, önemle belirtmek gerekirse kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozunun mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağının düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddini talep ettiklerini, davacının görevlendirdiği eksper raporunun esas alınarak karar verilemeyeceğini, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup-olmadığının belirlenmesini, değerlendirme yapılırken de müvekkili şirketin indirim- iskonto hakkının Gözetilmesini talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, trafik kazasına ilişkin belge ve tutanaklar, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında ve sigorta limiti ile sorumludur.Sigorta poliçesinin incelenmesinde; davalı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ... Anonim Şirketi nezdinde 100000095250874 poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 23.08.2022 – 23.08.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçede maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğu görülmüştür.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; A-Kusur Yönünden; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b ve 56/a-1 maddeleri ile 84/g maddesinde yer alan “şeride tecavüz etme” asli kuralını ihlal etmesi nedeniyle olayda %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, 35 BBK 237 plakalı çekici ve bağlı bulunan 35 ANK 787 plakalı yarı römork sürücüsü dava dışı Yunus ÜRKMEZ'in değerlendirme bölümünde açıklanan ötürü herhangi bir kural ihlali görülmediğinden dolayı olayda kusursuz olduğu, B-)Tazminat Yününden; Haksız fiil nedeniyle yol güzergahında bulunan davacıya ait otoyol korkuluklarının hasarından dolayı talep edilebilecek tazminat miktarının olay tarihi olan 14/09/2022 tarihi itibarıyla birim fiyatlara uygunluğuyla istem gibi 47.118,74 TL olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... AŞ tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'nin maliki olduğu kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 35 BBK 237 plakalı araç ile karıştığı trafik kazası sonucunda davacının işletiminde olduğu otoyol korkuluğunda 47.118,74 TL hasar meydana geldiği, davalı ...'nin otoyol kenarındaki demir bariyerlerin ve müştemilatın zarar görmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle zarardan davalı ... AŞ ve ...'nin birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; 47.055,59 TL hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 09/05/2023 tarihinden itibaren, davalı ...yönünden kaza tarihi olan 14/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Kabul edilen 47.055,59 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.214,37 TL karar ve ilam harcından 1.052,47 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.161,90 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.052,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.480,07 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 302,00 TL tebligat gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.802,00 TL yargılama giderinindavalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 47.055,59 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır