Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, TCK 51/3 denetim süresi ve TCK 53 hak yoksunlukları eksiklikleri düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verdiği mahkûmiyet kararını incelerken, denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı ilkesine ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği kuralına uyulmadığını tespit etmiştir; bu eksiklikler nedeniyle hükmü bozmuş, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususları yasal düzenlemelere uygun şekilde düzelterek, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet kararını düzelterek onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27201 E.  ,  2025/14239 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/70 E. 2020/183 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Katılanlar vekili 23.03.2020 tarihinde süre tutum dilekçesi verdikten sonra, 15.05.2020 tarihinde temyize cevap dilekçesi ibraz edip, hükümlerin onanmasını talep ettiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyizi yönünden inceleme yapılmamıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin karardaki süre yönünden yanıltma nedeniyle süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.02.2010 tarih ve 230/32 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki denetim süresi kazanılmış hakka konu olamayacağından, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
2) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 7. Paragrafına " TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 1 ay 10 gün süre ile denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesine ve 8 paragraftaki “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 1 ay 10 gün ” ibaresinin eklenmesine ve hüküm fıkralarına “uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. Maddesindeki 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı Kanun'un 53/1-c maddesinde yazılı kişisel hak yoksunluğunun, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına,” paragrafının eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.