Yargıtay 11. Ceza Dairesi, tacir veya kooperatif yöneticisi dolandırıcılığı mahkumiyetini; suç tarihi, zincirleme suç, adli para cezası infazı ve hak yoksunlukları yönünden bozma nedeni görmeyip, taksit aralığı ve delil iadesi eksikliklerini düzelterek onadı.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında tacir veya kooperatif yöneticisi olarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü; suç tarihi yazımındaki eksiklik, zincirleme suç hükümlerinin aleyhe temyiz olmadığından uygulanmaması ile adli para cezası infazı ve hak yoksunluklarına ilişkin yasal değişikliklerin infaz aşamasında değerlendirilecek olması gibi hususların bozma nedeni yapılmadığı, ancak adli para cezasının taksitlendirme aralığının belirtilmemesi ve delil olarak saklanan bir kooperatif karar defterinin sahibine iade edilmemesi şeklindeki iki maddi hatanın yeniden yargılama gerekmeksizin düzeltilmesi suretiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27738 E.  ,  2025/14228 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/46 E., 2015/118 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında 2009 şeklinde eksik yazılan suç tarihinin 25.12.2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın farklı zaman dilimlerinde özgülenen miktar dışında her iki katılandan menfaat sağlaması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin iki kez uygulanması gerekirken uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebileceğine karar verilmiş ise de; adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden ise, hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve yine hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “...denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,
2. Adli emanetin 2015/546 sırasında kayıtlı S.S ... Taksi ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ait karar defterinin sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün taksitlendirmeye ilişkin fıkrasında yer alan "10 eşit takside bölünerek" ibaresinden sonra gelmek üzere "birer ay ara ile tahsiline" ibaresinin eklenmesi, yine hükmün emanet eşyalara ilişkin 10 uncu bendinin çıkartılarak yerine "Adli emanetin 2015/546 sırasında kayıtlı S.S ...Taksi ve Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ait karar defterinin sahibine iadesine, yıpranmış faks çıktısı ve borçlusu ... Kooperatifi olan, diğer kısımları boş 2 adet senedin ise dosyada delil olarak saklanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.