Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında, adli para cezasının taksitlendirilmesi, hapse çevrilmesi ve hak yoksunluklarının infaz aşamasına bırakılması ile yargılama gideri tahsilatındaki hatanın düzeltilerek onanması.
Özet: Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararı, adli para cezasının taksitlendirilmesi, hapse çevrilmesi ve hak yoksunlukları gibi infaz aşamasına ilişkin hususların bozma sebebi yapılmaması gerektiği belirtilerek, yalnızca 20,00 TLlik yargılama giderinin sanık yerine hazineye yüklenmesi gerektiği gerekçesiyle düzelterek onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27730 E.  ,  2025/14216 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/301 E., 2015/410 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde hükmolunan adli para cezasına ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirme yapılıp yapılmayacağı hususu kararda tartışmasız bırakılmış ise de, sonuç olarak hükmolunan cezanın 1.666 TL olması ve 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında adli para cezasının infaz aşamasında taksitlendirilmesi mümkün olduğundan, tebliğnamenin belirtilen husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “...denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen...” ibarelerinin ise infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde düzeltilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Toplam 20,00 TL'den ibaret yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olmasına rağmen sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 7 nci paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "20,00 TL'den ibaret yargılama giderinin hüküm tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince Devlet Hazinesine yüklenilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.