Nitelikli dolandırıcılık davasında Yargıtayın beraat hükümlerini onaması ve bir sanık hakkında ölüm nedeniyle davanın düşmesi kararı.
Özet: Bu yüksek mahkeme kararı, nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan ve yerel mahkemece beraat ettirilen birden fazla sanık hakkındaki temyiz incelemesinde, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükümlerinin onanmasına karar vermiş; ancak temyiz incelemesi sırasında hükümden sonra vefat ettiği tespit edilen bir sanık hakkında ise beraat hükmünü bozarak, kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine oybirliğiyle hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33715 E.  ,  2025/14206 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/172 E. 2016/212 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 11.08.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.