Silahla tehdit suçundan verilen bölge adliye mahkemesi hükmünün, vekalet ücreti eksikliği nedeniyle Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Sanık hakkında "silahla tehdit" suçundan verilen 2 yıl hapis cezasının, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle önceki bozma sonrası yeniden kurulan hükümde usul ve esasa uygun olduğu tespit edilerek, sanığın tekerrür ve cezanın orantılılığına ilişkin itirazları reddedilmiş; ancak katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı 10.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan kuruma verilmesi ibaresi eklenerek düzeltilmiş ve onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/268 E., 2023/1080 K.SUÇ: Silahla tehdit HÜKÜM: İlk derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeni hüküm kurulmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKİ SÜREÇA. BozmaAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.12.2022 karar, 2021/32039 Esas, 2022/24642 Karar sayılı kararı ile, sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2023/268 Esas ve 2023/1080 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA.Temyiz SebepleriKatılan Vekilinin Temyiz SebepleriÜst dereceden hüküm kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.Sanığın Temyiz SebepleriTekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindirB. Değerlendirme ve Gerekçe1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.03.2023 tarihli hükmünün BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen hüküm fıkrasının mahsus yerine; "Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan kuruma verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.11.2025 tarihinde karar verildi.