11. Ceza Dairesinin, kamu görevlisi taklidiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince onanması sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Sanıkların, kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtarak, müştekinin kimliğinin suçlarda kullanıldığı yalanıyla korkutup güvenini kazandıktan sonra evindeki ziynet eşyalarını hileyle aldıkları nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edildikleri ve bu hükmün istinaf mahkemesince onandığı bir davada, sanıkların eksik inceleme, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve aleyhlerine delil bulunmadığı iddialarıyla kararı temyiz ettikleri görülmektedir.
11. Ceza Dairesi         2021/40826 E.  ,  2025/14199 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2623 E. 2020/158 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bentleri, 53, 52/2-4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı, 7 yıl hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında TCK 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/2623 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyizi; eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın atılı suçu işlemediği, müvekkili lehine olan delillerin gözardı edildiği, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını, sanığın üzerine atılı suçun sanık açısından maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
Sanık ...'in temyizi; Üzerine atılı suçu işlemediğini, suça iştirakinin olmadığını, olayla ilgili bağlantısının sadece kardeşi olan ... olduğunu, diğer sanığı yönlendiren kişinin ... olduğunu, kendisinin suçsuz olduğunu hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar ... ve ...'in fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek olay günü katılan ...'ı aradıkları, emniyetten aradıklarını belirterek katılanın kaybetmiş olduğu kimliğin kötü niyetli kişilerce kullanılarak bu kimlik bilgileri altında hırsızlık, dolandırıcılık suçlarının işlenip terör olaylarına karışıldığını söyledikleri, katılanı korkutup aynı zamanda emniyet görevlisi olduklarını söyleyerek katılanın sanıklara güvenmesini sağladıkları, sanıkların katılana uyguladıkları hile desisenin devamını sağlamak adına katılana telefon hattını ısrarla kapatmaması gerektiğini söyledikleri, devam eden konuşmada sanıkların katılana üzerine kayıtlı ev, araba yahut bankada parasının veya ziynet eşyasının olup olmadığını sordukları, ardından katılanın sanıklara evinde bir kısım ziynet eşyası bulundurduğunu söylemesi üzerine sanıkların katılandan evdeki ziynet eşyalarını bir poşete koymasını söyleyerek kısa bir süre sonra diğer kolluk görevlisinin gelerek poşeti alacağını söyledikleri, sanıkların kurgulamış olduğu hileli hareketlere inanan katılanın evinde bulunan ziynet eşyalarını bir poşet içerisinde toplayarak geleceği bildirilen sanığı beklemeye başladığı, kısa süre sonra sanık ...'in gelerek katılanın hazırlamış olduğu poşeti alarak oradan uzaklaştığı, güvenlik kamerası çözümlerinde katılanın evine gelerek ziynet eşyalarını alan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, ayrıca katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanık ...'i teşhis ettiği, sanık ... mahkememizdeki savunmasında; atılı suçu kabul etmediğini, sanık ...'i kendisinin yönlendirmediğini, sanığı yönlendiren kişinin kardeşi ... olduğunu belirtmiş ise de, sanık ...'in soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında katılandan almış olduğu ziynet eşyalarını sanık ...'e verilmek üzere bir şahsa verdiğini belirttiği, ayrıca katılanın da 25/04/2019 tarihli celsede kendisini arayan sesin sanık ...'e ait olduğundan emin olduğunu belirttiği, tüm bu açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ...'in fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle katılana hile ve desise uyguladıkları, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/2623 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.