Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında arsa vasfındaki taşınmazın değerlemesi, emsal ve faiz uygulamasına ilişkin istinaf ve temyiz sürecinin incelenmesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bedel tespiti ve kabul kararı sonrasında, tarafların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş; mahkeme, taşınmazın arsa vasfında emsal taşınmazlarla kıyaslanarak belirlenen kamulaştırma bedelini ve davanın açıldığı tarihten dört ay sonrası için öngörülen yasal faiz başlangıcını hukuka uygun bularak kararı onamış, davacı idare ise bu ret kararını temyiz yoluna götürmüştür.
5. Hukuk Dairesi         2025/1125 E.  ,  2025/14881 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/787 Esas, 2024/2322 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İznik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/400 Esas, 2022/319 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 36... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin dava konusu taşınmaza belirlediği bedelin çok düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanılamaması sebebiyle kayıp değerinin kullanamama ve yararlanamama değerlerinin de tespitinin yapılarak dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazda kamulaştırılan kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin emsal seçilen taşınmazdan daha düşük bir nispette belirlenmesi gerektiğini, emsalin daha değerli olduğunu, kamulaştırmadan artan kalan kısımda değer artışı olacağını, ancak bilirkişilerce bu durumun değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden objektif değer artış oranının değerlendirilmediğini, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerekirken tarla vasfında bulunan arazilere uygulanan ölçütlerin uygulanmasının hatalı olduğunu, emsalin yanlış değerlendirildiğini, ifraz edilerek kamulaştırılan taşınmazlar arasındaki metrekare bedel farklarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmediğini, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce 07.01.2022 tarihinde açıldığını, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki 16.04.2024 tarihli ve 2023/11855 Esas, 2024/4500 Karar, 30.04.2024 tarihli ve 2023/11309 Esas, 2024/5116 Karar sayılı kararları ve uygulaması nazara alındığında kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının doğru olduğunu belirterek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.