10. Hukuk Dairesi, sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında davacının 1999 yılındaki kısa süreli çalışmasının geçerli ancak malullük ve yaşlılık sigortaları için 18 yaşını doldurduğu 2001 tarihinin esas alındığı Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Bir çalışanın sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1999 olarak tespiti ve bu hizmetin diğer hizmetleriyle birleştirilmesi talebiyle açılan davada, davalı kurumun hak düşürücü süre ve kayıt eksikliği itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesi, tanık beyanları ve mevcut belgelere dayanarak davacının 01.01.1999 tarihinde bir günlük hizmet akdi bulunduğunu kabul etmiş; ancak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 15.05.2001 olarak belirlenmesine hükmetmiş olup, bu karar davalı kurumun istinaf ve temyiz başvurularının reddedilmesiyle kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1342 E., 2024/1183 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş MahkemesiSAYISI : 2022/887 E., 2023/407 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1999 olduğunun tespiti ile bu hizmetinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait dosyanın tetkikinde, sigortalının 09.03.2022 tarihinde, 1999 yılına ait çalışması bulunmasına rağmen işe giriş tarihinin 2002 olarak gösterildiğini beyan ederek, bu durumun düzeltilmesine ilişkin dilekçe ile Kurum'a müracaatta bulunduğu, sigortalının hizmet dökümünde 01.01.1999 tarihli çalışmasının olmasına rağmen dosyada ve arşiv kayıtlarında işe giriş bildirgesine rastlanılmadığı, bordroda sigorta sicil numarası ve isim görülmediği için işlem yapılamadığına ilişkin sigortalıya konu hakkında 28.03.2022 tarihli, ... Sayılı yazı ile bilgi verildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istediğini bildirmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, 15.05.1983 doğumlu davacının, 09.03.2022 tarihinde SGK'na dilekçe verdiği dilekçede 1999 yılına ait çalışması bulunmasına rağmen işe giriş tarihinin 2002 olduğunu beyan ederek düzeltme talebinde bulunduğu, SGK'nca, sigortalının hizmet dökümünde 01.01.1999 tarihli çalışmasının olmasına rağmen dosyada ve arşiv kayıtlarında söz konusu işe giriş bildirgesine rastlanılmadığı ve bordroda sigorta sicil numarası ve isim görülmediği için işlem yapılamadığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, ... ... unvanlı işveren adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinden düzenlenen işe giriş bildirgesinde, işe giriş tarihinin 01.01.1999 tarihi olduğu, işyerinin bu tarihte yasa kapsamında olduğu, Kurumdan gelen 1999/1. dönem bordrosunda davacının adına rastlanmadığı görülmüştür... bilgi ve görgülerine başvurulan bordro tanıklarının da iddiayı doğrulayan açıklayıcı, somut ve net beyanları karşısında; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin bulunmakla..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ileDavacının dava dışı işveren ... T... Derneği'ne ait .... sicil numaralı iş yerinde 01.01.1999 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının; anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 15.05.2001 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.