Asliye Ceza Mahkemesinin tapu ve icra müdürlüklerini araç olarak kullanma iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık suçunda görevsizlik kararı vermesi gerekirken beraat hükmü kurması nedeniyle dosyanın bozulması.
Özet: Birçok katılanın temyiz istemleri usulsüz katılım nedeniyle reddedilmişken, bir katılan ve sanık müdafiinin temyiz incelemesi sonucunda, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, inşaat halindeki bir daireyi, arsa sahibinin mirasçıları olarak muvazaalı bir satışla başka bir sanığa devredip sahte bono ile icra takibi başlatarak bir katılanı dolandırdıkları iddiasıyla açılan davada, tapu ve icra müdürlükleri gibi kamu kurumlarının araç olarak kullanılması sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabileceği ve bu durumun ağır ceza mahkemesinin görev alanına girdiği gözetilmeksizin asliye ceza mahkemesince beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı bulunarak hükmün bozulmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/20730 E.  ,  2025/14177 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/408 E., 2015/305 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama
A. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyizinin incelenmesinde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2011 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme haklarının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, adı geçen katılanlar adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan ... ve sanık ... müdafiinin temyizlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde oldukları, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın, daire tapusu sonradan verilmek üzere inşaat halindeyken gayrimenkul satış sözleşmesi ile tanık ....'den haricen satın aldığı bağımsız bölümün de içinde bulunduğu apartmanın üzerinde yer alan arsanın, arsa sahibi....'nin mirasçıları olan sanıklar ... ve ... tarafından diğer sanık ...'ya muvazaalı olarak satışının yapıldığı, sanıklar ....ve ... tarafından düzenlenen ve sanık ...'in borçlu olarak gösterildiği bononun icra takibine konu edildiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılanı, haricen satın almış olduğu daireden mahrum bırakmak amacıyla dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıklara yüklenen eylemin sübutu hâlinde, kamu kurumu olan tapu ve icra müdürlüklerinin araç olarak kullanılması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
05.11.2025 tarihinde karar verildi.