Yargıtay 6. Ceza Dairesi nitelikli yağma suçundan bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmünü hukuka uygun bularak temyiz talebini esastan reddedip onadı.
Özet: Daha önce bozulan nitelikli yağma davasında, ağır ceza mahkemesince sanık hakkında yeniden verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasının mahkûmiyet hükmü, sanık müdafiinin yetersiz delil, eksik inceleme ve manevi unsurun oluşmadığı iddialarına dayalı temyiz başvurusu üzerine, yargılama sürecinin ve delillerin usulüne uygun olduğu, eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit görüldüğü gerekçesiyle oy birliğiyle reddedilerek kesinleşmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3152 E.  ,  2025/10273 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/549 E., 2025/84 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 27.04.2022 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2022/1231 Kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.11.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi 18/02/2025 gün ve 2024/549 E. 2025/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına, yeteri kadar somut delil olmadığı, kararın yetersiz, eksik inceleme ve gerekçeden yoksun olduğuna, manevi unsur kastın oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile bağdaşmadığından usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.11.2025 tarihinde karar verildi.