Finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda verilen beraat kararı, sanıklardan birinin ölümü ve diğerinin delillerin hatalı değerlendirilmesiyle yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle bozulmuştur.
Özet: Temyiz incelemesinde, hakkında beraat kararı verilen sanıklardan birinin hükümden sonra vefat ettiği tespit edilerek kamu davasının düşmesine karar verilirken, diğer sanığın yetkilisi olduğu şirketin finansal kiralama sözleşmesine konu makineleri kiraladıktan sonra kira bedellerini ödemeyip ihtarnameye rağmen ekipmanları iade etmemesi nedeniyle, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, ancak ilk derece mahkemesinin delilleri hatalı değerlendirerek mahkumiyet yerine beraatine hükmettiği ve suç tarihini eksik gösterdiği gerekçeleriyle ilk hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/23311 E.  ,  2025/14257 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/424 E., 2016/273 K.
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanık ... 'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 14.02.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
1. Sanıkların yetkilisi ve ortakları olduğu ...Gıda San. Tic.Ltd Şti ile katılan ...Ş şirketi arasında akdedilen .... Noterliğinin 11.10.2010 tarihli ve ... yevmiye sayılı sözleşmesinin kiracı sıfatıyla temsilen şirket adına, yine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sanık adına imzalandığı, ... Noterliğinin 23.08.2011 tarihli ve ... yevmiye sayılı finansal kiralama sözleşmesinin ise kiracı sıfatıyla temsilen şirket adına hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilen sanık ... tarafından temsilen şirket adına ve yine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmeye konu makineleri sanıkların yetkilisi olduğu şirketin teslim aldığı, sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi üzerine katılan şirketin sanığın yetkilisi olduğu şirket adına ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillere hitaben .... Noterliğinin 22.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin 26/b maddesi gereği sanığın yetkilisi olduğu şirketin acze düşmesi nedeni ile feshedildiğinin, borçların muaccel hale geldiğinin ve tebliğden itibaren 3 gün içinde muaccel hale gelen borçların ödenmesi ile 3 gün içinde sözleşmeye konu ekipmanların tesliminin istendiği, iş bu ihtarnamenin eki tebliğ şerhlerine göre sanığın yetkilisi olduğu şirkete 23.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, .... Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı ile dosya kapsamında yer alan imza sirkülerine göre sanığın şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.11.2012 tarihi ve suç tarihini kapsar şekilde dosya kapsamında yer alan sanığın yurt dışı giriş-çıkış tarihlerine göre 21.11.2012 giriş, 01.12.2012 çıkış tarihli kayıtlarının bulunduğu tespit edilen somut olayda; sanığın yetkilisi olduğu şirket adına ve müşterek borçlu kefil sıfatıyla bahse konu finansal kiralama sözleşmelerini imzaladığı, sanığın şirketi adına finansal kiralama yoluyla makineleri kiralayıp aylık kira bedellerini 23.11.2012 tarihinde usulüne uygun şekilde şirkete tebliğ edilen ihtarnameye rağmen ödemediği gibi iade ile yükümlü olduğu eşyaları iade etmeyerek üzerine atılı 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 155/2. maddesinde düzenlenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
2. Kabule göre de; Suç tarihinin, sanığın yetkilisi olduğu şirkete ihtarnamenin 23.11.2012 tarihinde tebliğ edilmesi sonrasında başlayan yasal sürelerin sonu olan 26.11.2012 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına 2012 şeklinde eksik gösterilmesi,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.