11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık eyleminin kamu kurumu aracı kılınmadan gerçekleşmesi nedeniyle basit dolandırıcılığa dönüşen suçta dava zamanaşımından düşme kararı verdi.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının, suça konu senedin sanık tarafından icraya konulmayıp borçlarına karşılık üçüncü kişilerce takibe alınması nedeniyle eylemin basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenmiş; bu değişen suç vasfı uyarınca sanığın sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, mahkemece önceki hüküm bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/26205 E.  ,  2025/14053 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/85 E., 2015/347 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça konu senedin sanık tarafından icra takibine konulmayıp borçlarına karşılık olarak verdiği ... tarafından icra takibine konu edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın, kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmadığı ve bu nedenle eyleminin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27/11/2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.