Kamu kurumuna yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının onanması ve resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi.
Özet: Yargıtay, yerel mahkemenin sanık hakkında verdiği kararları inceleyerek, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yüklenen fiilin yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmünü oy birliğiyle onamış, ancak resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen yargılamada, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek beraat hükmünü bozmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34320 E.  ,  2025/13954 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/237 E., 2016/196 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204-1 maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.