Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarında zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi ile zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yerine dolandırıcılık mahkumiyetinin bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında verilen özel belgede sahtecilik ve bir dolandırıcılık mahkumiyetini, suçlar için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak kamu davalarının düşürülmesine karar verirken; sanığın işçi sıfatıyla işverenlerden fazla ödemeler alıp taşeronlara eksik ödeme yaparak ve sahte belgelerle bunu gizleyerek gerçekleştirdiği eylemin, dolandırıcılık suçu yerine uzlaşma kapsamında kalan zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağını belirterek diğer dolandırıcılık mahkumiyetini de bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/27774 E.  ,  2025/13738 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/258 E., 2015/917 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet ve Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 157/1 ve 207/1. maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımını süresini kesen son işlemin dolandırıcılık suçu bakımından 11.12.2014 sorgu tarihi, özel belgede sahtecilik suçu bakımından 12.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2) Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede;
Sanık ...'ın suç tarihi itibarıyla ... Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd.'nin işçisi olduğu, dosya arasına alınan iş sözleşmesi uyarınca işverene ait inşaatları denetleyip, eksiklikleri belirlemek ve yapılacak işleri düzenlenmek için çalışmayı ve işçi çalıştırmayı taahhüt etmek görevi olduğu, ayrıca sözlü olarak yapılan görevlendirme ile teşeron firmalar ile sözleşme yapmak görevi bulunduğu, sanığın taşeron iş yapan ... ile sözlü olarak 24.000 TL'ye, katılan ... ile sözlü olarak 20.000 TL'ye anlaştığı halde, ... ile 30.000 ve ... ile 29.000 TL'ye anlaşmışcasına sözleşme düzenleyerek müteaahitlik yapan katılanlar ... ve ...'tan bu meblağlarda para tahsil ettiği ancak taşeronlara sözlü anlaşmada belirlenen eksik miktarları ödediği, bu durumun açığa çıkmasını engellemek amacıyla taşeronlara elden ödeme yapmışçasına belgeler düzenlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, sanık ...'ın suç tarihinde katılanlara ait şirketin çalışanı olması nedeniyle eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 155/2. ve 43. maddelerinde düzenlenen uzlaşma kapsamında kalan zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.