Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, kadastro yenilemesi sonucu değişen parsel yüzölçümüne göre yeniden fen raporu ve hesaplama yapılmaması mahkeme kararının bozulması gerekçesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkini davasında, yerel mahkemenin davanın kabulüne dair kararının davacı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay tarafından yapılan incelemede, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanunun 22/2(a) maddesi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi ve düzeltme çalışmaları sonucu yüzölçümlerinin değiştiği göz önüne alınarak, güncel duruma göre yeniden fen raporu alınması ve hesaplama yapılması gerektiği düşünülmediği gerekçesiyle, davacı idarenin diğer temyiz itirazları reddedilerek hükmün kısmen bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/368 Esas, 2016/245 KararKARAR : KabulTaraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 19 81... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2 uygulamasına tabi tutulduğunu, yüzölçümleri, ada ve parsel numaralarının değiştiğini, bu nedenle güncel tapu kayıtlarına göre yeniden hesaplama yapılması ve yeniden fen raporu alınması gerektiğini, objektif değer artışının yerinde olmadığını, verim ve satış fiyatı yüksek belirlendiğini, dava konusu 1982 parselin kamulaştırmadan arta kalan kısmı yönünden değer azalışı hesaplanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi ve düzeltme çalışmaları sonucu yüzölçümünün değiştiği belirtildiğinden dava konusu taşınmazların yenileme ve düzeltme sonrası oluşan durumu üzerinden yeniden fen raporu alınması ve hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. V. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının bozmanın niteliğine göre şimdilik sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.