Vanda deprem sonrası kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, değerleme usulündeki eksiklikler nedeniyle Yargıtayın üst üste bozma kararlarıyla devam eden hukuki süreç.
Özet: Bu dava, Van depremleri sonrası müvekkiline ait taşınmazın kamulaştırma yapılmadan idarelerce el atılarak üzerine konutlar inşa edilmesi ve yola katılması nedeniyle taşınmaz bedelinin yasal faiziyle tahsili istemine ilişkin olup, yapılan temyiz incelemesinde, taşınmazın arsa niteliğine uygun emsal satışlar üzerinden değerlemesinin yapılması, mevcut yapıların ve davacı kullanımını kısıtlayan alanların değer düşüklüğünün hesaplanması gerekliliği ile kamulaştırmasız el atmadan arta kalan kısmın değerlendirilmediği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararı iki kez bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/352 Esas, 2024/920 KararKARAR : Ret/ Kısmen kabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın ... Başkanlığı yönünden husumetten reddine, davalı ... Başkanlığı bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... Başkanlığı vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 122 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, Van ilinde meydana gelen depremler sonrasında müvekkile ait taşınmaza ... Başkanlığı tarafından el atılarak 8 ev ile 9 ahır yapıldığını, bu evlerin daha sonra ... Başkanlığı tarafından satıldığını, söz konusu taşınmazın tamamı kamulaştırma yapılmadan yola katıldığını, müvekkiline dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli ödenmeden davalı idareler tarafından el atıldığını, bu nedenle belirlenecek tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir.II. CEVAP1. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; bir kısım köylerde Çevre Düzenleme İnşaatı İşi kapsamında idare tarafından 16.01.2012 tarihinde ihalesi yapıldığını ve müvekkil idare tarafından ... Başkanlığına teslim edildiğini, söz konusu parsele müvekkil idare tarafından el atılmadığından huzurdaki davada müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/118 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararı ile davalı ... Başkanlığı yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Başkanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/1725 Esas ve 2019/1385 Karar sayılı kararı ile davacı ve davalı ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda ... Belediye Başkanlığı yazısı ve parsel sorgulamadan yapılan incelemeye göre dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğu, bu itibarla emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği, ayrıca fen bilirkişi raporunda D1 ile gösterilen kısımda davacının kullanım imkanı kısıtlandığı gözetilerek, değer düşüklüğü oranın hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/460 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile davalı ... Başkanlığı yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Başkanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atmadan arta kalan ve fen raporunda D3 ile gösterilen kısmı için bozma öncesi raporda değerlendirme yapılmadığı ve bu husus Dairemiz ilâmına konu edilmediği hâlde, bozma kararının usulî müktesep hak niteliğinde olduğu gözetilmeden, bozma sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, kamulaştırmasız el atmadan arta kalan D3 kısmının bedeline hükmedilmesi, fen raporunda D1 ile gösterilen arta kalan kısım için değer azalışı verildiği hâlde, bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmesi, hükme esas alınan 03.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda kamulaştırmasız el atılan yol ve kaldırım ile ev ve ahır alanlarının bedel hesabında yüzölçümlerinin, hükme esas alınan 27.07.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen yüzölçümlerinden farklı gösterilmesi suretiyle hüküm kurulması doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Başkanlığı yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Başkanlığı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza davalı ... Başkanlığı tarafından el atıldığını, müvekkil idare adına açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin yüksek tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tarih ile karardaki tarihin farklı gösterildiğini, karardaki tarihin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... Başkanlığı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun gerekçeli kararda hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin tüm, davalı ... Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının (4) numaralı bendinde yer alan “07.03.2018” tarihinin hükümden çıkartılması, yerine “27.07.2021” tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.