Yargıtay tarafından hakaret suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddi kararı, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davası düşürülerek bozulmuştur.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmasına rağmen, katılan vekilinin, sanığın suçu işlediğini ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay, sanığın son savunma tarihi olan 07.11.2017den itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş ve kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2025/11775 E.  ,  2026/1220 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1018 E., 2022/1260 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğinin katılan ve tanık beyanlarına göre sabit olduğuna, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın hakaret suçundan beraat etmesi karşısında, sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile bağlantılı vekalet ücreti yönünden de itiraz yoluna başvurulabileceği değerlendirilmiştir.
1.Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1 (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 07.11.2017 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine göre 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.