Bekçinin kanuni kimlik sorma yetkisi bulunduğu tespitiyle, hakaret suçundan verilen mahkumiyetin ve haksız tahrik uygulanmamasının Yargıtayca onanması.
Özet: Sanık hakkında çarşı ve mahalle bekçilerine karşı işlediği hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanığın bekçilerin kimlik sorma yetkisini aştığı, haksız tahrik altında suçu işlemediği ve yeterli delil bulunmadığı yönündeki itirazları reddedilmiştir; bekçilerin görevleri gereği kimlik sorma yetkisi olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu ve haksız tahrik şartlarının mevcut olmadığı belirtilerek, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/14057 E.  ,  2025/19304 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/994 E. 2023/1032 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, çarşı ve mahalle bekçilerinin görevlerinin başlamadığı bir saatte olayın gerçekleştiği, katılan ve şikayetçinin kendisine görevleri dışında haksız şekilde davrandıkları, yetkilerini aşarak keyfi şekilde kimlik sordukları, yeterli delil bulunmadığı, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, cezanın haksız olduğu, bu nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamından, 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; suç tarihinde şikayetçilerin kimlik sorma yetkilerinin bulunduğu anlaşılmakla, atılı suçun unsurlarının oluştuğunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine ve yasal koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda, eleştirtilen kısım dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2025 tarihinde karar verildi.