Kamulaştırmasız el atma davasında, taşınmaz bedelinin el atma tarihindeki değerine göre belirlenmesi gerektiği üzerine Yargıtay bozması sonrası yeniden yargılama sonucu verilen karar.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili amacıyla açılan davada, davacının taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiaları üzerine, uzun yargılama süreçleri, istinaf ve Yargıtayın değerlendirme yöntemine ilişkin bozma kararının ardından ilk derece mahkemesi tekrar davanın kabulüne ve davalı idareden tazminat tahsiline hükmetmiş; bunun üzerine davalı idare, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tamamlandığı ve kendi lehine kazanılmış hakkın bulunduğu gerekçesiyle bu son kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/195 Esas, 2024/518 KararKARAR : KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi eski 2812 (yeni 291 73... ve 12) parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılarak Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/434 Esas, 1965/132 Karar sayılı hükmü ile tapudan terkin edilip davalı idare adına tapuda tescil edildiğini, ancak kamulaştırma işleminden müvekkillerinin bu güne kadar hiçbir haberi olmadığından yapılan kamulaştırma işleminin usul ve kanuna uygun olmadığını, taşınmaza kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olduğunu, idareye uzlaşma başvurusunda bulunulduğu, ancak bu konuda müvekkillerine menfi bir cevap verilmediğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL dava tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Gazetesinde ve ... Gazetesinde ilana çıkarıldığını, kamulaştırma bedelinin de 491.119,50 TL olarak ... Bankasına yatırıldığını, ... Noteri vasıtasıyla da 1963 yılında muhatap ... 'ye tebliğ yoluna gidildiği ve ... gazetesinde 3 ayrı ilan verildiğini, tüm bunlara rağmen malik ... 'nin idare ile anlaşmaya yanaşmadığını, akabinde Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/434 Esas sayılı dosyasında söz konusu parselin idare adına tesciline karar verildiği ve kamulaştırma işleminin tamamlandığını dava konusu taşınmaza müvekkil idarece kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, aksi yönde verilecek kararın davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden ve hakkaniyete aykırı olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/14 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/2358 Esas, 2023/1836 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; eldeki davanın 09.07.2018 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; " Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine... "gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak dava konusu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihe göre kamulaştırmasız el atma olgusunun 04.11.1983 tarihinden önce gerçekleştiği gözetilerek dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarece kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tamamlandığını, idare lehine kazanılmış hakkın korunması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.