Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunda dolan zamanaşımı nedeniyle verilen mahkumiyet kararını kanun yararına bozarak düşme kararı vermiştir.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini inceleyen Yargıtay, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının, suç tarihi olan 30.07.2007den itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle zamanaşımı süresinin durduğu dönem de hesaba katıldığında, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşarak, mahkûmiyet hükmünü kanuna aykırı bularak bozmuş ve kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/821 E.  ,  2025/13719 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/70 E., 2024/214 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/70 Esas, 2024/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/13620 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13254 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13254 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. ve 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2011 tarihli ve 2010/566 esas, 2011/37 sayılı kararının 21/02/2011 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 30/06/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204/1. ve 62 . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2024 tarihli ve 2024/70 esas, 2024/214 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan resmi belgede sahtecilik için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, uzatılmış zamanaşımının ise aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu anlaşılmakla; suçun 30/07/2007 tarihinde işlendiği, sanığın savunmasının 11/10/2010 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 01/02/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21/02/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 30/06/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 21/02/20 11... /06/2012 tarihleri arasında (1 yıl 4 ay 9 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 30/06/2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, suçun işlendiği 30/07/2007 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 12/02/2024 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2011 tarihli ve 2010/566 Esas, 2011/37 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 21.02.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 13.08.2012 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 11.11.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve yine suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/70 Esas, 2024/214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.