Özel belgede sahtecilik suçunda temel cezanın yanlış belirlenmesi ve kesinleşme tarihi hatalı bir kararın tekerrüre esas alınması gerekçeleriyle sunulan kanun yararına bozma istemi.
Özet: Özel belgede sahtecilik suçundan mahkum edilen sanık hakkında, temel cezanın zincirleme suç nedeniyle 1/4 oranında artırılmasında yapılan hesap hatası sonucu 1 yıl 3 ay yerine 1 yıl 10 gün hapis cezası tayin edildiği ve suç tarihinden sonra kesinleşen bir mahkeme kararının tekerrüre esas alınarak ikinci kez tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı, oysa dosyadaki suç tarihi öncesinde kesinleşmiş başka bir kararın birinci kez tekerrüre esas alınması gerektiği gerekçeleriyle kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/849 E.  ,  2025/13713 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/476 E., 2024/134 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2016/476 Esas, 2024/134 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207/1, 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/22982 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14604 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14604 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası yapılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 10... gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
2-Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesince ikinci kez tekerrüre esas alınan Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2015 tarihli ve 2013/60 esas, 2015/87 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 03/04/2015 olduğu, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 12/09/2014 tarihinden sonra olduğu, bu haliyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın dosya içerisinde mevcut adlî sicil kaydına göre Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve 2009/622 esas, 2013/464 sayılı kararının birinci kez tekerrüre esas alınması gerektiği sabit olmakla birlikte sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2016/476 Esas, 2024/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207/1, 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2013/60 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezasının tekerrüre esas olduğundan bahisle cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, "- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
"
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de; dosyadaki suç tarihinin 23.09.2014 olduğu, tekerrüre esas alınan ilamın ise 03.04.2015 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığında, sonuç cezanın "1 yıl 3 ay" yerine, "1 yıl 10... gün" şeklinde hatalı olarak belirlendiği, bununla birlikte; dosyadaki suç tarihinin 23.09.2014 olduğu ve suçtan sonra 03.04.2015 tarihinde kesinleşen Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2013/60 Esas, 2015/87 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2011 tarihli ve 2010/840 Esas, 2011/162 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi gereğince hükmolunan 3 yıl hapis cezasının 02.04.2014 tarihinde kesinleştiği ve bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeler ile yerinde görülmüş olup 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2016/476 Esas, 2024/134 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "1 yıl 10... gün" ibaresinin çıkartılarak, yerine "1 yıl 3 ay" ibaresinin yazılmasına; yine hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, sanığın adli sicil kaydında yer alan Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2011 tarihli ve 2010/840 Esas, 2011/162 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ibaresinin yazılmasına, diğer hususların yerinde bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.11.2025 tarihinde karar verildi.