Elektrik enerjisi satış sözleşmesi kaynaklı 60.000 TL alacağa ilişkin itirazın iptali davasında eksik ticari defter ve yemin delili incelemesi nedeniyle bozma kararı.
Özet: Davacı tarafın, davalıdan elektrik enerjisi satın almak üzere 60.000,00 TL ön ödeme yapmasına rağmen enerjinin tedarik edilmemesi üzerine bu bedelin iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açtığı davada, ilk mahkemenin davayı reddetmesi üzerine istinaf mahkemesi, ticari defterlerin incelenmesi talebinin karşılanmaması ve yemin deliline dayanılmasına rağmen dikkate alınmaması gibi eksik incelemeler yapıldığına hükmederek kararı bozmuş, davanın davacının ticari defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapılarak ticari ilişkinin detaylarının ve alacaklılık durumunun belirlenmesi yönünde yeniden incelenmesine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/500 EsasKARAR NO : 2026/32DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/04/2021KARAR TARİHİ : 16/01/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" isimli sözleşmenin imzalandığını ve imzalanan bu sözleşme ile davalı şirket tarafından temin edilen elektrik enerjisinin müvekkili şirkete satışının kararlaştırıldığını, imzalanan bu satış sözleşmesine istinaden taraf şirketler arasında alım satıma dayalı ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin ön ödemesini yaparak elektrik enerjisi kullandığını, müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisi için toplamda 60.000,00 TL ön ödeme miktarını davalı yana ait banka hesabına "diğer elektrik kullanım bedeli" açıklamasıyla birlikte gönderdiğini, taraf şirketler alım satıma dayalı olarak bir sözleşme imzalamış ve anlaşma sağlamış olsa da, davalı şirketin bu süreç içerisinde tedarik etmeyi borçlandığı elektrik enerjisini tedarik edemediğini ve müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin karşılığı elektrik enerjisini müvekkiline kullandırmadığını, bu nedenle elektrik enerjisine istinaden ödenen tutarın iadesi davalı şirketten talep edildiği halde bu tutarın müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı yanın müvekkili şirkete toplamda takip miktarı olan 60.000,00 TL'lik borcu doğduğunu, bu durum üzerine müvekkili şirketin, davalı tarafa Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı tarafın bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyanla davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptalini, kötü niyetle takibe itiraz eden davalının alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT:Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, elektrik enerjisi tedarik edilmek üzere önceden ödendiği iddia edilen bedelin, elektrik enerjisinin tedarik edilmediğinden bahisle iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkememizin 13/05/2022 tarih ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile: "Mahkemece 17/09/2021 tarihli 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararı ile; 15/11/2021 günü saat 14:00'de Mahkeme salonunda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, 5 nolu ara kararı ile ise; taraf vekillerine inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmeleri, inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve aynı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemeleri hakkında kabul edilebilir bir mazeret de göstermedikleri ya da belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde, mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına ve ihtarat yerine geçmek üzere duruşma tutanağının davalıya tebliğine karar verildiği, kararda taraf vekillerine verilen sürenin kesin süre olmadığı ve taraflara, verilen sürede ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin sonucu olarak ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ve diğer tarafın ticari defterlerinde yer alan kayıtların esas alınacağının ihtar edilmediği, her ne kadar davacı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş ise de, 04/12/2021 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerin Konya'da bulunması sebebiyle talimat mahkemesi aracılığı incelenmesini talep ettiği, Mahkemece bu taleple ilgili herhangi bir karar verilmediği, yine davacı taraf dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline dayanmış olduğu halde yemin delilinin hatırlatılmadığı, bu şekilde eksik inceleme yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, öncelikle davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak, aralarındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı ve ne şekilde yürütüldüğü, davacı tarafından ticari ilişkinin en başından beri ön ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından 2020 Eylül ve Ekim ayları için düzenlenmiş elektrik enerjisi tedarik faturasının olup olmadığı, var ise bedellerinin ödenip ödenmediği, dava konusu edilen ödemenin defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davacının kendi ticari defterlerine göre alacaklı olup olmadığı konusunda rapor alınması, aynı hususlarda davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde de inceleme yapılması, bu noktada davalı tarafa HMK'nın 222. maddesine uygun ihtaratları içerir kesin süre verilmesi, alınacak raporların tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinden sonra gerekli görülmesi halinde davacıya yemin delilinin hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekiline; davalı tarafın 2019-2020-2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan 07/07/2025 günü saat 15:00'de mahkememizde hazır etmelerinin veya yerinde inceleme talepleri var ise bu tarihe kadar defterlerin bulunduğu adresi bildirmeleri hususlarının ayrı ayrı ihtarına, belirlenen gün ve saatin taraflar yönünden kesin süre olduğunun, belirlenen gün ve saatte ticari defterlerin hazır edilmemesi veya belirlenen tarihe kadar adres bildirilmemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. maddesi uyarınca ticari defterleri ibrazdan vazgeçmiş sayılacaklarının ve usulüne uygun tutulduğu anlaşıldığı takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.-Davacı tarafın defterlerinin incelendiği 10/07/2025 tarihli raporda özetle; davacı firmanın, incelemeye sunulan 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarında e-defter mükellefi olduğu defter beratlarının usulüne uygun ve süresinde gönderildiği, ilgili yıllara ait envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yaptırıldığı, davacı firma nezdinde davalı firma ile ilgili işlemlerin takip edildiği cari hesabın incelenmesinde; Davacı firma tarafından davalı firmaya 23.09.2020 tarihinde 50.000,00 TL. havale gönderildiği, davalı firmanın buna karşılık Eylül döneminde toplam 60.266,62 TL. tutarında fatura düzenlediği, Ekim 2020 döneminde davalı tarafından herhangi bir fatura düzenlenmediği, Eylül ayında düzenlenen faturalardan sonra 10.266,62 TL. alacaklı olduğu, 13.10.2020 tarihinde davacı firmanın 10.266,62 TL. havale yaptığı ve hesabın sıfırlandığı, 21.10.2020 tarihinde ise dava konusu olan 60.000,00 TL. havale yaptığı, 512,50 TL. icra masraflarından sonra ilgili hesabın 60.512,50 TL. borçlu olduğu ve 31.12.2020 tarihinde davalı firma cari hesabındaki 60.512,50 TL. tutarındaki borç ..... nolu şüpheli alacaklar hesabına aktarılarak 320 satıcı hesabının kapatıldığı, davalı firma tarafından davacı firmaya düzenlenen faturalar ilgili dönemin BA formunda usulüne uygun olarak beyan edildiği, davacı firmaya ait ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin kendi içinde birbirini doğruladığı, 31.12.2020 tarihinde davalı firma cari hesabındaki 60.512,50 TL. tutarındaki borç ...... nolu şüpheli alacaklar hesabına aktarılarak 320 satıcı hesabının kapatıldığı, davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre; davalı firmaya ait hesabın yapılan icra ve mahkeme masraflarından sonra toplam 63.118,35 TL. davacı firmaya borçlu olduğunun görüldüğü görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce celp edilen iflas kayıtlarının incelenmesinde; davalı müflis şirketin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile 13/04/2023 tarih saat 10:04 itibarı ile iflasına karar verildiği, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ..... iflas sayılı dosyası üzerinden tasfiye işlemlerinin devam ettiği, sıra cetvelinin Karar gazetesinde 25/11/2024 tarihinde yayınlandığı görülmüştür.-İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında ; "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.-Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür. -Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224. maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında "muallak davalar" hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. -Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya "nizalı alacak" olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. -Mahkememiz dosyasında davalı şirketin dava tarihinden sonra iflasına karar verildiği nazara alınarak tebligat ve taraf teşkili işlemleri yönünden iflas dairesine tebligat yapılmış ve bu doğrultuda yargılamaya devam olunmuştur. -Davalı tarafın müflis sıfatına haiz olması nedeniyle, tasfiye işlemlerini yürüten iflas müdürlüğüne ayrıca tebligat çıkartılmış, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talep edilmediği görülmüştür. -Mahkememizce davacı vekiline davalı tarafın müflis konumunda olduğu ve iflas tasfiyesinin devam ettiği nazara alınarak dava konusu alacak yönünden iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunmak ve bu husustaki belgeleri mahkememize ibraz etmek üzere duruşma zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan başvuru akabinde iflas masası tarafından kabul veya red kararı verilmediği, ek sıra cetveli tanzim edilmediği görülmüştür.-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği ve yerinde inceleme talep edilmediği görülmüştür.-Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 60.000,00-TL'lik alacağın davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır.-Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden ve sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura ve cari hesap borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varılarak davanın kabulü ile 60.000,00 TL alacağının İstanbul ..... İflas Müdürlüğü'nün .... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Davacı tarafın davalı müflis şirketten olan 60.000,00 TL alacağının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.024,65-TL haçrtan mahsubu ile bakiye 292,65- TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 7.309,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.16/01/2026 Katip ....e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır