Uyuşturucu madde ticareti ve ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçlarından yargılanan sanıklardan birinin hükmü onanırken, diğer sanığın zorunlu müdafi hakkı ihlali nedeniyle hükmünün bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti ve ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde, bir sanık hakkındaki mahkumiyetin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu tespit edilerek onanmıştır; diğer sanık yönünden ise, suç tarihi ile savunma alındığı tarih arasındaki yasa değişikliğiyle uyuşturucu madde ticareti suçunun ceza alt sınırının beş yıldan on yıla yükselmesi sonucu zorunlu müdafii atanması gerektiği halde, müdafii olmaksızın savunmasının alınması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2023/739 E.  ,  2025/12748 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/271 E., 2021/83 K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma
2. Ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (Fikri içtima hükümleri uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 24.09.2020 tarihli bozmaya konu Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli 2012/315 Esas ve 2013/220 Karar sayılı hükmünü temyiz etmeyen diğer sanık ... hakkında,
1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi uyarınca sirayet hükümleri kapsamında yargılama yapılarak hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının alındığı tarih olan 11.03.2021 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, savunmasının müdafii olmaksızın alınarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.