Geçici köy korucusu olarak 1990-1998 arası çalışan davacının sigortalılık tespiti talebinin, görevin ilgili kanun yürürlüğe girmeden sona ermesi gerekçesiyle reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı tarafın 1990-1998 yılları arasında geçici köy korucusu olarak geçen hizmetlerinin sigortalı çalışma olarak tespit edilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi bu talebi kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, ilgili kanun hükmünün (5510 sayılı Kanun Ek 15. madde) geriye yürümeyeceği ve davacının hizmetinin kanunun yürürlüğe girmesinden önce sona erdiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş, bunun üzerine bölge adliye mahkemesi bozmaya uyarak davayı tekrar reddetmiştir. Davacının bu ret kararına yönelik temyizi ise Yargıtay tarafından reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin önceki bozma kararına uygun ret kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4417 E., 2025/2106 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş MahkemesiSAYISI : 2019/281 E., 2021/109 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 13.11.1990 tarihinden 16.12.1998 tarihine kadar geçici köy korucusu olarak geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Bakanlık vekili, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2019/281 E., 2021/109 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının, davalıya bağımlı olarak 13.11.1990-16.12.1998 tarihleri arası dönemde geçici köy korucusu konumunda geçen çalışma süresinin, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamında zorunlu sigortalı sayılmayı gerektirir konumda gerçekleştiği ve çalışma dönemindeki prime esas kazancının asgari ücret düzeyinde olduğunun tespitine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 16.09.2024 tarihli ve 2022/4503 E. 2024/8577 K. sayılı ilamında,“.. Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte halen çalışmakta olanların geçmişe yönelik primlerinin tahsil edilebileceği, bu hal dışında, görevi maddenin yürürlük tarihinden önce sona eren ya da kendilerine bu kanun veya diğer özel kanunlar kapsamında aylık ve gelir bağlanmış olanlar hakkında 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48. maddesiyle 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 15. maddedeki yasal düzenlemenin uygulanmayacağı gibi aynı zamanda anılan maddenin geçmişe de etkili olmayacağının yasa metninde açıkça ifade edilmiş olması karşısında, 16.12.1998 itibariyle geçici köy koruculuğu görevi son bulmuş olan davacının 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir..."gerekçesiyle karar bozulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.05.2025 tarihli kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine dair Mahkeme kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Anayasaya aykırı olduğunu, eldeki davada aylık bağlanma isteminde bulunmayıp, davacının 1990-1998 yılları arasında yaptığı kamu hizmetinin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip sair hizmetleri ile birleştirilmesinin amaçlandığını ve Mahkemece dayanılan düzenlemenin güncel mevzuatta yer almadığını beyanla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Başkanlığının 30.05.20 25... -4417; 2025-2106 sayılı ilamının temyizen incelenip bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.