Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararını onayan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini oybirliğiyle reddetti.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; sanık ve müdafiinin yetersiz delil, eylemin kullanmak için bulundurma suçu olduğu, ilgili TCK maddelerinin yanlış uygulandığı ve tanık ifadelerinin hukuka aykırı alındığı yönündeki itirazları yerinde görülmemiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin suçun sübutu ile delil takdirine ilişkin değerlendirmelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1937 E., 2025/2048 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,3. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,5. Tanık ifadesinin 5271 sayılı CMK'nın 147. ve 148. maddelerine aykırılık nedeniyle hükme esas alınamayacağına, aynı Kanunun 217. maddesi uyarınca tanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanına üstünlük tanınması gerektiğine, İlişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanlarında olay tutanağını doğruladıkları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Seçkin'in kolluk ifadesinin müdafii eşliğinde alındığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.12.2025 tarihinde karar verildi.