İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan borcun olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasının, derdest itirazın iptali davasıyla bağlantısının ve birleştirme gerekliliğinin incelenmesi.
Özet: Davacı, aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağın önceden ödendiğini ve kefalet sözleşmesinin kanuni şartları taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin iptalini talep ederken; davalı, farklı bir icra takibi dosyasına ilişkin itirazın iptali davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini veya ilgili dosya ile birleştirilmesini istemiş; mahkeme ise, tarafların ve dava konusunun aynı olduğu daha önceki bir davanın bulunduğunu tespit ederek bu iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğuna karar vermiştir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/518
KARAR NO : 2018/968
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/04/2018
KARAR TARİHİ: 02/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine, alacaklı ... A.Ş. tarafından, İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasıyla ... örnek icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacağın 38.372,00 TL tutarında nakit alacak ve çek taahhüt riskinden kaynaklanan 32.480,00 TL gayri nakdi kredi alacağı olarak iki ayrı kalem şeklinde ödeme emrinde yer aldığını, borçlu şirketin boş çekleri bankaya iade etmesi üzerine gayri nakdi kredi alacağının ortadan kalktığını ve takibin konusunu yalnızca 38.372,00 TL tutarındaki kredi hesabından kaynaklanan nakit alacağın oluşturduğunu, bu takipten kaynaklanan alacağın ... A.Ş. tarafından 13/06/2016 tarihli sözleşme ile davalı... A.Ş.’ye devredildiğini, icra takibinin konusunu oluşturan borcun 01/11/2010 tarihli “hızır hesap sözleşmesinden” kaynaklandığını, bu borcun borçlu şirket tarafından ödendiğini, dava konusu icra takibinin bu borçla herhangi bir alakası bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kefalete ilişkin kısımlarının kanunda öngörülen şartları taşımadığını ve herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayan bu sözleşmeden kaynaklanan bir borcu ve yükümlülüğünün olmadığını ve icra takibinin iptali gerektiğini, aynı taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile hızır hesap sözleşmesinin birbirlerinden tamamen farklı iki sözleşme olup birbirlerine bağlı veya birbirlerinin devamı olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan hızır hesap sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunsa da bu sözleşmede ne kefalet limiti, ne de bunun yerine geçebilecek kredi limitinin mevcut olmadığını, ... gereğince kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağının belirli bir miktarın gözetilmiş olmasına bağlı olduğunu, geçersiz bir kefalet sözleşmesine dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazlar üzerine, banka hesapları üzerine haciz konulduğunu,müvekkilinin zarara uğradığını beyan ile İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün... sayılı icra takibine dayanak sözleşmede yer alan kefalete ilişkin hükümlerin geçersizliğinin tespitiyle müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, bu tespit sonucu İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün...sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibi sebebiyle uğramış olduğu zararın giderilmesi için takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla hükmedilecek tazminatın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu hakkında açılmış bulunan İzmir ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına itirazı üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayısı ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu,davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,mahkeme aksi kanaatte ise iş bu davanın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesini talep ettiklerini, borçlu tarafından kefaleti bulunduğu belirtilen genel kredi sözleşmesinin ödenmiş olduğunun ve buna bağlı olarak bir sorumluluğunun bulunmadığı iddiasının gerçeklerden uzak bir iddia olduğunu, sözleşme asıllarının İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulduğunu beyan ile davacı tarafça açılmış bulunan usul ve yasaya aykırı haksız davanın reddine karar verilmesini, işbu menfi tespit davasının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı itirazın iptali davası ile birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce celp edilen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, ilgili dava dosyası ile mahkememizin işbu dava dosyasının taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, bu anlamda İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile mahkememizin iş bu ... Esas sayılı dosyası arasında... Sayılı... nun ...maddeleri uyarınca hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, celp edilen dava dosyasının dava tarihinin, eldeki davanın açılış tarihinden önce olduğu anlaşılmıştır.
Aynı yargı çevresi içinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda hüküm verilinceye kadar davanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece resen birleştirilebilir.
İzmir ...'nin ... Esas sayılı dosyasının içeriği nazara alındığında, eldeki dava dosyası ile aralarında... nun ... maddeleri uyarınca hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, birleştirilmesi gereken dava dosyasının dava tarihinin, eldeki davanın açılış tarihinden önce olduğu, yargılamanın İzmir...'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesinin usul ekonomisi ilkesi uyarınca zorunlu bulunduğu anlaşıldığından aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-...maddesi uyarınca işbu dava dosyasının, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması sebebiyle İzmir 2. ...nin ... E. Sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılarak yargılamaya birleştirilen dava dosyası üzerinden devam olunmasına,
3-Birleştirme kararı nihai bir karar olmadığından, yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden karara bağlanmasına,
4-Birleştirme kararının gecikmeksizin ilgili mahkeme kalemine bildirilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı ...maddesi gereğince ancak esas hakkında verilecek hüküm ile birlikte kararın tebliğinden itibaren... hafta içinde Mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.02/10/2018
Katip ...
Hakim ...