Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık temyiz başvurusunu reddederek kararı onadı.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan aldığı mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin suçun vasfı, sübutu, delillerin hukuka uygunluğu ve etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmelerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir; bu doğrultuda, suçun ağırlığına rağmen aleyhe temyiz olmaması nedeniyle eksik ceza tayini bozma nedeni yapılmayarak, sanık müdafiinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş ve hükmün esastan onanmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/4855 E.  ,  2025/12731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/373 E., 2025/1059 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.12.2025 tarihinde karar verildi.