Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, eksik bildirilen hizmet süresinin tespiti davasında, bozma sonrası ilk derece mahkemesince verilen red kararını onadı.
Özet: Miras bırakanın eksik bildirildiği iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta davayı kabul etmesine ve istinafın bu kararı onamasına rağmen, Yargıtayın eksik araştırma gerekçesiyle bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılamada davanın reddine hükmedilmiş; davacı vekilinin, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği ve yetersiz tanık beyanlarına dayanıldığı yönündeki temyiz itirazları, ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun hareket ettiği ve hukuk kurallarını doğru uyguladığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilerek davanın reddi kararının oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/429 E., 2025/324 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanı ...’ın davalı işveren yanında 24.06.1993-31.01.1994 tarihlerinde kesintisiz Kalıp Ustası (İnşaat İşçisi) olarak çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin fazlası ile geçtiğini, müvekkili şirket tarafından murisin tüm SGK borçları ve primlerinin çalıştığı süre boyunca tam olarak ödenmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma olgusunun kanıtlanması bakımından Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkelere uygun araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Somut olayda, dinlenen tanık beyanları ve aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.Mahkemece bordrolar istenmişse de davaya konu 94/1 dönem bordrosunun dosya arasında olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının da bildirimlerinin eksik olduğu anlaşıldığından, bordrolar eksiksiz temin edilerek, murisin bildirimi olmayan dönemlerdeki tanıklar belirlenip dinlenerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan tanıklar müvekkille aynı işyerine çalışan tanıklar olmayıp, beyanları üzerine hüküm tesis edilemeyeceğini, bozma ilamının gereklerinin yerine gelmediğini, ... Evlerinin yapımında çalışan tanıkların dinlenmesi gerektiğini beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.